Her şey 14 Şubat’ta oynanacak Eskişehirspor-Gençlerbirliği maçından bir hafta, 10 gün önce eskisehirspor.com forumunda açılan bir konu başlığı ile başladı. Başlık açan renkdaşımızın düşündüğü organizasyon, kalp biçiminde kesilmiş 50 x 70 santimetrelik binlerce kalpten oluşan bir tribün şovuydu. Sitedeki renkdaşlarımızın da önerileri ve değerlendirmeleri ile “Sevgililer Günü Şovu” şekillenmişti. Açık tribünde bir blok büyüklüğünde fon kartonlarıyla oluşturulacak kalpler yapılacaktı. Açık tribünün alt kısmına da, bu özel günde futbolcularımıza itafen ayrı ayrı kendi dillerinde “Seni seviyorum” ve bundan kat kat daha büyük, 4 x 20 metrelik “Bu kalpler sana tutsak” yazılacaktı.
Zaman kısıtlıydı ve 3-4 kişi haricinde kesin olarak geleceğini düşündüğümüz ve pankartların boyanmasında vs. yer alacak kişi yoktu. Çalışmaları yapacağımız zaman, gelebilecek çoğu arkadaşımızın okulları vardı. Neticesinde internetteki konu başlığı altında durumu izah ederek yardım istedik renkdaşlarımızdan. Aynı zamanda da maddi konuların çözümü konusunda Ankara’dan Müjdat Ağabey ve Eskişehir’den de Daimi Ağabey ciddi katkılarda bulundular. Koreografide kullanılacak fon kartonlarını siparişi verildi.
1. Gün: Koreografide yapılacak kalp şeklinin oluşması için gerekli işaretlemeleri gerçekleştirdim.
2. Gün: Kalp şeklinin çıkacağı kısımların şeritle belirlenmesi için gerekli olan borular alınarak, ölçüsünde kesildi ve hazır hale getirildi. Forumdaki yardım talebimize durumu müsait olan renkdaşlarımız olumlu yanıt verdiler ve kumaşların da gelmesiyle pankartları boyama günü geldi çattı. Statta toplanmıştık. Bir ağabeyimiz de pankartın yapımında bize lazım olacak fırça, boya ve tineri getirmişti. Boyama çalışmalarına 15-20 kişi ile başladık.
3. Gün: İlk olarak büyük olan iki pankartımıza başladık. 13.00-14.00 gibi başladığımız çalışmalar akşamın geç saatlerine kadar sürmüştü. Sırf pankart batmasın diye o soğuk havada ayakkabılarımızı çıkartacak kadar bağlıydık bu çalışmaya. Günün sonunda iki büyük pankartımız hazır durumdaydı, kurumaya bıraktık.
4.Gün: Diğer küçük pankartların yapımına başladık erken saatlerde. Bazı arkadaşlarımız okul kıyafetleriyle, okullarını asarak gelmişti pankartların tamamlanması için.
Böyle bir dayanışma içinde yürüttüğümüz çalışmalar son sürat devam etti. Çalışmanın ortalarında karnımız acıkmıştı. Herkes cebindeki para neyse çıkardı verdi ve zeytin, peynir, ekmek alarak karnımızı doyurduk. Biz karnımızı doyururken ziyaretimize gelen bir ağabeyimizin getirdiği tatlı da ortamı iyice ısıtmıştı, aile gibiydik.
4.gün de futbolcularımızın dillerinde “Seni seviyorum” yazılı pankartları tamamladığımız sırada fon kartonlarının geldiği haberini aldık ve 4-5 kişi kartonları teslim almaya gittik.Teslim alınan kartonları stattaki depoya yerleştirdikten sonra, şovla ilgili olarak tribün lideri ağabeylerimizle toplantıya katıldık. Toplantıda hangi durumda ne yapılacağı tartışıldı.
Maç günü geldi çattı. Fon kartonlarının dizimi için içeri giren gerekli sayıda arkadaşı polis çıkartınca büyük sıkıntı çektik. Kartonlar uçuştu, şeritlerin çekilmesi gerekiyordu ama bayağı bir aksaklık oldu. Hava da kötüye gidiyordu. Ayaküstü yaptığımız değerlendirmelerde yapsak mı, yapmasak mı şeklinde düşündük durduk. Elbette bu kadar emeğin sonunda şovumuzu yapmak isteği vardı hepimizde. Maçın başlamasına yarım saat kala hala her şey net değildi.15-20 dakika kala başladık kartonları dağıtmaya. Birçok kişi olmayacak diye dağılmıştı, 3-4 kişi ile dağıtım işlemini gerçekleştirdik. Aslında 4 adet olması planlanan kalpleri, stadın dolmaması sebebiyle 2 adete düşürdük ve her şeye rağmen şovumuzu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadık.
4 günlük aktif çalışma sonunda, her ne kadar istediğimiz kadar başarılı olamasa da, Gençlerbirliği teknik direktörü Samet Aybaba’yı tribünlerimize hayran bırakacak kadar başarılıydık. Bu maçtan sonra bu koreografilerle ilgili çalışmalardaki ekibimiz oluştu ve kendi aramızda bu ekibi KoreoESES diye adlandırmaya başladık. Ayrıca 2008-2009 sezonunda Türkiye’de bu konuda Fenerbahçe ve Galatasaray'ı da çok geride bıraktık.