09.09.2010 Perşembe

Neden buradan ‘gol kralı’ çıkmasın ki?Neden buradan ‘gol kralı’ çıkmasın ki?

Gineli yıldızımız Souleymane Youla ile geldiği günden bugüne Eskişehirspor’da yaşananlarla, bu sezon ve sonrasına dair beklentilerini masaya yatırdık.

SAYI 15 / 26.11.2009

Youla, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbette futbol yaşamına dair pek çok önemli detayı bizimle paylaşıyordu.

Fransa günlerinden sonra Eskişehirspor’a geldin ve buradaki ilk yılında oldukça başarılı oldun. Geçen sezona dair neler söyleyebilirsin?

Ben gelmeden önce Eskişehir’i tanımıyordum. Buraya gelince gördüm ki Eskişehir çok güzel bir kent. Güzel bir kulüp ve taraftar var burada. Buraya geldiğim günden bu yana da burada oynamaktan çok keyif aldım. Taraftarlar için, arkadaşlarım için her maçı yüzde yüz performansla oynamaya çalıştım.

Geçtiğimiz yıl çok ilginç bir sezon yaşadık. Takımın ligdeki ilk yılıydı. Bazen sıkıntılar da oldu. Tabii bu normal. Pek çok futbolcu ilk kez Süper Lig’de oynuyordu. Bizim için önemli olan o yıl ligde tutunmaktı ve bunu da başardık. Şimdi artık ligde başka hedeflerimiz var. Yukarıya oynayan bir takım olmak istiyoruz.  

Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarının ardından takımın sembol isimlerinden biri oldun.

Türkiye’de bu takımlardan birine gol attığın zaman gündeme geliyorsun. Ama ben sadece bu maçlarda değil, her maç gol atmak istiyorum. Buraya yeni gelmiş bir futbolcu kendini göstermek için bu maçlara özel olarak hazırlanır. Ama benim kendimi ispatlamak gibi bir derdim yok. Maç seçmeden, her maça aynı şekilde hazırlanıyorum. Galatasaray’a karşı nasıl motive oluyorsam, Denizlispor’a karşı da aynı şekilde konsantre olabiliyorum. Zaten bana göre büyük takımın sadece ismi var. Yoksa futbolcular aynı. O yüzden onlar nasıl zirveye oynuyorsa biz de oynayabiliriz. Ama bu yıl için hedef ilk 4, yani UEFA (Avrupa Ligi).

“Taraftarımızın önündeyken sürekli yüzde yüzle oynamaya çalışıyorum”

Taraftarlar da seni çok sevdi, her maçta adına tezahüratlar yaptılar.

Ben Gençlerbirliği’ndeyken de, Beşiktaş’tayken de bu öyleydi aslında. Ama ben Eskişehir’i çok seviyorum. Eskişehirspor’un bambaşka bir taraftarı var. O yüzden ben bu taraftar önündeyken sürekli yüzde yüzle oynamaya çalışıyorum. Sakatlığım yüzünden 4 hafta oynayamayınca da çok üzüldüm. Onları mutlu etmek için sahada her şeyimi veriyorum. Sakatlığımı tamamen atlattıktan sonra da bir an önce gollerime yeniden başlamak istiyorum.

En beğendiğin tezahüratları hangisi?

Hepsi güzel ama özellikle “Allah Allah Allah Allah Süleyman Youla” tezahüratları beni çok motive ediyor. Mesela böyle bir şey Avrupa’da yok. Sadece Türkiye’de var. Oradan gelen yabancı futbolcular da buraya gelince şaşırıyorlar. Ben de ilk kez Gençlerbirliği’ne gelince şaşırmıştım. Ama orada az bir taraftar vardı. Burada taraftar da çok. O taraftarın desteği insanı bambaşka motive ediyor. Ben Belçika’da, Fransa’da oynadım. Oralarda böyle bir taraftar yoktu. Onlar maçı tiyatro izler gibi izliyorlar. Arada gol olursa ayağa kalkıp alkışlıyorlar. Takım kazansa da, mağlup da olsa maç bitiminde kalkıp aynı şekilde evlerine dönüyorlar.

Taraftarın takım üzerinde kurduğu baskı hakkında ne düşünüyorsun?

Taraftar her zaman takımını desteklemeli. Örneğin Beşiktaş’tayken bir maç kaybetseniz taraftar hemen küfre başlıyor. Ama Eskişehir öyle değil. Takım iyi de olsa, kötü de olsa taraftar her zaman takımın arkasında. Böyle olursa futbolcunun da kendine güveni geliyor. Ama Beşiktaş’taki gibi olursa futbolcular (baskıdan dolayı) oynayabilecekleri futbolu bile oynayamıyorlar.

“En anlamlı gol, Galatasaray’a İstanbul’da attığımdı”

Sence geçen sezon attığın en önemli gol hangisiydi ve neden?

Galatasaray’a İstanbul’daki maçta attığım gol. O tek golle maçı kazandık. Ve o maçı kazanamasaydık kalan haftalarda çok daha büyük sıkıntılar yaşayabilirdik. Bu yüzden benim o maçta attığım gol bana göre o sezonki en önemli golümdü. Ayrıca ilk yarıdaki Kocaeli maçında kafayla attığım gol de önemliydi. O maçı kazanamasaydık da takım olarak zor bir döneme girebilirdik.

Geçtiğimiz sezon forvet hattında bazı sıkıntılar vardı ve Batuhan’ın devre arasında kiralanmasıyla bunların bir kısmı atlatıldı. Bu sezonsa Mehmet, Burak ve Ümit Karan gibi önemli isimler transfer edildi. Bu sezonki forvet hattımızı geçen yılla kıyaslarsan neler söyleyebilirsin?

Geçen yıl ligde daha genç ve tecrübesiz bir kadroyla mücadele ediyorduk. Ama bu sene özellikle hücumdaki oyuncuların hepsi tecrübeli. Ayrıca uzun boylu ve fizik gücü yüksek bir Eskişehirspor forveti var. Ancak bana göre bu yıl geçen yıla göre daha zor gol atıyoruz. Bunun sebebi de hücum bölgemizdeki oyuncuların hepsinin yüksek egolara sahip olmaları. İleride oynayan herkes kendisi gol atmak istiyor. Aslında bu normal. Çünkü hepsi golcü, hepsi tecrübeli. Ama herkes daha fazla takım için oynarsa o zaman daha fazla gol atacağımıza inanıyorum.

“Forvetlerimiz takım için oynarsa her maç en az 3 gol atarız”

Özellikle her iki açıkta oynayan oyuncuların temel görevi uçtaki oyuncuları beslemek olmalı, öyle değil mi?

Evet, ne zaman ki onlar basit oynayıp pas veriyor, o zaman golü atıp 3 puanı alıyoruz. Bu geçen yıl böyleydi. Kimse golü kimin attığına bakmıyordu. Bu yıl da takım olup bunu başarabilirsek her maç en az 3 gol atarız. Ama bunu başaramazsak açıkçası işimiz zor.

Peki ileride 4 forvet özellikli futbolcunun bir arada oynatılmasına ne diyorsun?

Sonuçta herkes oynamak istiyor. Hocamız da hepimizden faydalanmak istiyor, böyle olunca da Mehmet ve Burak’ı her iki açıkta görevlendiriyor. Ama maç içinde zaman zaman pozisyon değiştirerek rakip kalede etkili olmaya çalışıyoruz.

Forvetteki arkadaşlarınla uyumunu nasıl değerlendiriyorsun?

Benim onlarla hiçbir sıkıntım yok, ben herkesle kolaylıkla anlaşırım. Ama dediğim gibi herkes biraz daha takım için oynarsa o zaman daha fazla gol atacağımızı düşünüyorum. Benim gol atıp atmamam da önemli değil. Takım galip geldiği sürece sorun yok.

Takımımızda özellikle gençler içinde en beğendiklerin hangileri?

Ben Alper’den çok şey bekliyorum. O gerçekten iyi bir futbolcu olacak. Çok iyi çalışıyor. Bir yıla kalmaz gerçekten iyi yerlere gelecek.

Peki Adem’i nasıl buluyorsun?

O henüz Türkiye’ye yeni gelmesine rağmen hemen oynamak istiyor. Biz de onunla zaman zaman konuşuyoruz. Henüz hazır olmadan oynamaya başlayıp birkaç maçta da kötü oynarsa forma şansını tamamen kaybedebilir. Türkiye’yi ve buradaki futbolu fazla tanımıyor. Bunun için ona zaman lazım. Mesela geçen yıl Bülent Kocabey sonradan oyuna girerken bu yıl ilk on birde oynamaya başladı. Söylediğim gibi Adem’in biraz daha kuvvetlenmeye ihtiyacı var. Belki şu an için rakibin yorgun olduğu ikinci yarılarda oyuna girerse daha etkili olabilir.

Sezona iyi başladın, fakat daha sonra talihsiz bir sakatlık yaşadın. Bu eskiden beri süregelen bir şey miydi? Sakatlığınla ilgili neler söyleyebilirsin?

Hayır ben geçen sezon neredeyse maçların tamamında oynadım. Ama bu sezon milli maç yolculukları vs. derken vücudum yorgun düştü ve böyle bir sakatlık oldu. Ancak şu an sakatlığımı atlattım, bu arada milli takım olarak Afrika Kupası’na da katılamadık. Dolayısıyla şu an kafamda sadece Eskişehirspor’un başarısı var.

“Ben sahadayken rakip daha defansif oynamak zorunda kalıyor”

Tesadüf müdür bilinmez, ama bu sezon senin oynayamadığın maçların hiçbirini kazanamadık. Son Denizlispor maçını ilk kez sen olmadan kazanacaktık belki ama orada da sonradan oyuna girdin. Dolayısıyla sen olmadan takım hiç maç kazanamadı. Bu konuda ne söyleyeceksin?

Bunu geçenlerde hocamız da söyledi. “Sen gel, oynamasan da kulübede otur” diye. Ama şöyle de bir durum var. Ben kadroda olduğumda rakip takım ona göre bir dizilişle çıkıyor. Ben oynarken rakip defans fazla ileriye çıkmıyor. Rakip daha defansif oynayınca da maçları kazanmamız kolaylaşabiliyor. Ayrıca rakip savunma bana özel önlem alınca Mehmet, Ümit ya da Burak rakibin adam paylaşımında rahatlayıp daha fazla boş alan bulabiliyorlar.

Bu sezon kaç gol atmayı hedefliyorsun?

Ben ilk yarının sonuna kadar 4-5 gol atacağımı, eğer bir aksilik olmazsa da yıl sonuna kadar 15 golü bulacağımı düşünüyorum.

Genel olarak Türk futbolunu ve Süper Lig’deki mücadeleyi nasıl görüyorsun?

Ben Fransa’da da futbol oynadım. Orada maçlar 1-2 golle tamamlanıyor. Ama Türkiye’de maçlar gollü geçiyor. Her takım kazanmak için sahaya çıkıyor. Bu da burada futbolun taraftarlara daha çok keyif vermesini sağlıyor.

Gençlerbirliği ve BJK’da oynadığın dönemlerden bu yana neler değişti sence?

Bundan 5-6 yıl önce Fenerbahçe, Galatasaray ya da Beşiktaş her yere kazanmak için gidiyor, onlarla oynayan takımlar ise tamamen kapanıp kendi yarı alanlarına çekiliyorlar, asla ileri çıkmıyorlardı. İstanbul takımı da bir şekilde yolunu bulup savunmayı açıyor ve maçı kazanıyordu. Sonuçta İstanbul takımları her zaman favori. Ama artık Anadolu takımları da iyi kadrolar kuruyor ve başarı hedefliyor. Ayrıca o zamandan bugünlere profesyonellik de arttı. Bana göre her geçen yıl Türkiye’de futbol daha ileriye gidiyor.

“Daha iyi konsantre olur ve basit hatalarla maç kaybetmezsek…”

Bu sezonu hangi noktada tamamlarız? İlk 4 hedefi gerçekleşebilir mi?

Neden olmasın? Çok kaliteli bir takımımız var. Daha iyi konsantre olur ve basit hatalarla maç kaybetmezsek bu gerçekleşebilir. Örneğin bir Kayserispor maçını kaybetmeseydik şu an ilk 4 sıra içinde olabilirdik. Sonuçta önümüzde daha çok maç var. Ve sezon sonunda Avrupa Ligi’ne katılmayı hedefliyoruz.

Futbol kariyerine bakacak olursan, şimdi olsa yapmam dediğin bir hatan oldu mu?

Bence ben Beşiktaş’a biraz erken gittim. Belki bir iki sene sonra Beşiktaş’a geçseydim benim için daha iyi olabilirdi. Aslında Gençlerbirliği’nden ayrılınca başka bir takıma geçecektim. Ama iki kulüp anlaşınca Beşiktaş’a transfer oldum. Ancak daha sonra orada mutsuz olunca ayrılmak zorunda kaldım. Belki şimdiki aklımla orada oynasam hiçbir şeyi kafaya takmadan, daha rahat oynayıp orada başarılı olabilirdim.

“Neden Eskişehirspor şampiyon olmasın ki?”

Kariyerinin bundan sonrası için neler düşünüyorsun?

Eskişehir’de geçireceğim yıllara baktığımda, ben buradayken Eskişehirspor’un şampiyon olamaması için hiçbir neden göremiyorum. Ayrıca neden Eskişehirspor’dan bir gol kralı da çıkmasın ki? Ben de Eskişehir’deyken bunları yapabileceğimizi düşünüyorum. Sonrasınıysa daha sonra düşüneceğiz.

Gine Milli Takımı Dünya Kupası’na katılamayınca Gine Futbol Federasyonu Başkanı mevcut bütün milli oyuncuların bir daha milli göreve çağrılmayacağını açıkladı. Bu konuda neler söyleyeceksin?

Onlar kendilerini kurtarmak için sorumluluğu futbolcuların üzerine atıyorlar. Ama şurası da bir gerçek ki Gine milli takımı oyuncuları genellikle doymuş futbolcular. Kendi takımlarında oynasın ya da oynamasın, milli takımda hep aynı futbolcular oynuyor. Belki kadronun gençleştirilmesi milli takımın geleceği açısından da faydalı olabilir. Şayet ben milli takıma çağrılmazsam bundan çok da şikayetçi olmam. 10 saati aşan uçak yolculukları, yorgunluklar, sakatlıklar olmadan, sadece Eskişehirspor’a konsantre olurum. Ve o zaman burada çok daha başarılı olabilirim.

Son olarak eklemek istediklerin neler?Ben burada çok mutluyum. Taraftarlarımızı da çok seviyorum. Bizi sürekli destekliyorlar. Çok takımda oynadım, ama onlar gibi kazanırken de kaybederken de sürekli destekleyen başka bir taraftar görmedim. Bu yüzden de onlara çok teşekkür ediyorum.




Kategorideki diğer haberler
- Es-Es doğru tercih!
-
Daha iyisini istemek bu taraftarın hakkı
-
“Burası Eskişehir”
-
Her maçta adeta savaşıyoruz!
-
Eskişehir’de huzurluyum!
-
İnanılmaz bir silaha sahibiz: “Taraftar”
-
Bu taraftarı unutamam
-
Hedefim “Milli Takım”
-
Hedefim A Milli Takım’a yüklselmek!
-
Eskişehir benim evim!
-
Sahada olayım yeter!
-
Galatasaray’a gol atınca…
-
Bu formayı giymek büyük onur!
-
Serdar’dan mesaj var: Özledim!
-
Burada kariyerimin zirvesindeyim!
-
Bir oyunun kaderini değiştirmek
-
Yeni bir başlangıç için buradayım!
-
Hedefli bir kulübe geldiğimi biliyorum!
-
Bir öğrenciyi de sen deplasmana götür
-
Kendimi burada kanıtlamak istiyorum!
-
Ivesa ile 'Dev' bir yılın ardından…
-
Hayal mi, gerçek mi anlayamadım!
-
Formayı Bırakmam!
-
Neden buradan ‘gol kralı’ çıkmasın ki?
-
Oynamadan gitmem
-
Almanya’da bile taraftarımız konuşuluyor
-
"Burada yeniden doğuyorum"
-
Hak eden formayı alır
-
Es-Es yeni bir başlangıç olacak
-
Es-Es'e destek, esnaf için yatırımdır!
-
ES-ES Şehrimizin en önemli markasıdır!
-
Yıllarca unutulmayacak maçlar oynadık!
-
Basamakları tek tek çıkacağız!
-
Bu şehre layık olmaya çalıştık!
-
Takımda tam bir kolej havası var!
-
İlk hedef tamam!
-
Her futbolcu forma ister!
-
Bu taraftar önünde oynamak istiyorum!
-
A takımda oynamak en büyük hayalim!
-
Hakkımızın yenmesine katlanamıyorum!
-
Burada kendimi göstermek istiyorum!
-
Memurluktan yeşil sahalara!
-
Bu taraftar benim ilk aşkım!
-
Bu taraftara şapka çıkarılır!
-
Eskişehir’de bir yıl daha oynayabilirim!
-
Jübilemi burada yapmak istiyorum!
-
Mücadele eden kazanır!
-
Takımına sahip çık ve yalnız bırakma!
-
Buraya başarı için geldim!
-
Futbolun Doğa’sında sertlik var!
-
Kulüp ekonomik bağımsızlığını kazanmalı
-
Eskişehirspor markası iyi yönetilmelidir
-
Taraftar bu ligden fazlasını hakediyor!
-
Taraftarımız Türkiye’nin bir numarası!
-
Başarı inanmak ve çalışmakla gelir!
-
Anadolu futbolunun en büyük markası!
-
Yönetimin genç yüzleri
-
Bizi bir de önümüzdeki yıl görün!
-
Avrupa bu taraftarı görmeli!
-
Hiç kimseden korkmuyoruz!
-
Murat Önür’le Çok Özel!
-
Yöneticilik yürek ve gönül işidir
-
Bu kale bana dayımın emaneti!
-
Markalaşma Şart!
-
Yükselişi sağlam temellere oturtuyoruz!
-
Yıldırım Aşkı
-
Kaptanlık benim için de sürpriz oldu
-
İnanıyorduk ve başardık!
-
Kurumsallaşma Süreci Tamamlanacak
-
Çekindiğim golcü yok
-
Biz Eskişehirliyiz, işte farkımız
-
Söz verdik, başaracağız!
-
Başarının yolu altyapıdan geçer
-
Aydın Begiter ile çok özel

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri