09.09.2010 Perşembe

Her şeye rağmen başarılıyız!Her şeye rağmen başarılıyız!

Takımımız sezonun ilk yarısını geride bırakırken, başarılı teknik direktörümüz Rıza Çalımbay takımının ligin ilk yarısındaki performansını dergimize değerlendirdi.

SAYI 16 / 26.12.2009

Yaşanan tüm sıkıntılara rağmen ilk yarıyı beklentilerine yakın bir noktada tamamladıklarını söyleyen Çalımbay, ikinci yarıda bambaşka bir Eskişehirspor izleyeceğimize inandığını da vurguluyordu.

Geçtiğimiz yıl Süper Lig’teki ilk yılımızı geçirdikten sonra, bu sezona daha üst sıraları hedefleyerek başladık.

Geçen yıl tüm camia için zor bir yıldı. Süper Lig’e 12 yıldan beri uzak kalmış bir takımdık. 26 oyuncumuz varsa bunların 20’si yeni oyuncuydu. Hem Süper Lig’teki mücadeleden, hem bir uyum süreci geçirmemizden ve hem de yaşadığımız bazı maddi sıkıntılardan dolayı problemler yaşadık. O sezonun zor geçeceği belliydi, ancak her türlü sıkıntıyı aşıp ligde kalıcı olmayı başardık. Tabii geçen sezondan sonra, bu yıl birdenbire üst sıraları hedeflememiz doğru olmazdı. Bu yılki hedefimiz ligi geçen sezonkinden daha iyi bir noktada tamamlamaktı ve ilk yarı itibariyle bunu başardık.

Takımımızın ilk yarı boyunca Süper Lig’te sergilediği performansı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Lige oldukça iyi bir başlangıç yaptık. İlk 7-8 haftayı namağlup tamamladık. Ama özellikle Kayserispor maçından sonra bayağı sıkıntı yaşamaya başladık. İstediğimiz kadroyu bir türlü kuramadık. Mehmet Yılmaz, Ümit Karan, Serdar, zaman zaman Doğa, El Saka derken, hemen her maç eksiklerimizden dolayı sıkıntı yaşadık. Bazen 18 kişilik kadroyu oluştururken dahi zorlandık. Geçen sezon takımın en iyi oyuncularından biri olan Youla’nın da bu sezonki performansı çok kötüydü. İlk yarının büyük bölümünü de sakat geçirdi.

“Eksiklerimiz olmasaydı Kayserispor ve Beşiktaş’a yenilmezdik”

Eğer ki takımımızda bu denli eksiklerimiz olmasaydı bizi kendi sahamızda ne Kayserispor ne de Beşiktaş mağlup edemezdi. Ama kadromuzdaki eksikler bu maçlarda bizi çok zor durumda bıraktı. Kulübede maçı çevirecek adamlarımız yoktu. Sivasspor maçında 18 kişiyi tamamlayamayıp A2’den oyuncular aldık. Son Diyarbakırspor maçında ileride oynatacak oyuncu bulamadık, Vucko’yu Burak’ın yanında santrfor olarak oynattık. Adem ve Alper’i bu dönemde daha fazla kullandık. Alper bana göre Eskişehir’in geleceği. Biz onu altyapıdan A takıma kazandırdık. Adem’i amatör bir takımdan aldık, oynattık. Bu sene kadromuzdaki bütün oyunculara şans verdik. Ne olursa olsun hiçbir zaman mücadeleden kopmadık. Bizim açıkçası sezon öncesi hedefimiz ilk yarıyı 24-25 puan seviyesinde kapatmaktı. Ancak lige çok iyi bir başlangıç yaptık. Aynı kadroyla devam edebilseydik kesinlikle ilk yarı sonunda 30 puanı aşardık.

İlk yarıda bazı önemli maçları kazanırken, nispeten zayıf ekiplere karşı beklenmedik puan kayıpları yaşadık. Bunu bir istikrarsızlık göstergesi olarak düşünmek gerekir mi?

Bu konuda şunu söyleyebilirim. Bizim taktımın pozisyona girmediği bir maç yok. Hiçbir rakibin bizi ezdiği bir maç göremezsiniz. Bu mümkün değil. Ancak aldığımız sonuçları değerlendirirken yaşadığımız sıkıntıları da göz ardı etmemeniz gerekiyor. Bu sıkıntıları yaşamaya başlamadan önce lige namağlup olarak devam ediyorduk.

Takımımıza sezon başında 8 yeni oyuncu alındı. Onların gösterdiği performans hakkında neler söyleyeceksiniz?

Bana göre Mehmet Yılmaz sergilediği performans açısından, bizim bu sezon yaptığımız en iyi transferimiz oldu. Ümit de takım kaptanı olarak sorumluluk aldı ve sakatlıkları el verdiğince iyi oynamaya çalıştı. Volkan Yaman da oynadığı maçlarla mükemmel bir transfer olduğunu gösterdi. Ayrıca Adem ve Veysel de buldukları şansı iyi değerlendirdiler. Adem çok iyi bir golcü. Ancak oyuna ilk on birde başladığında zorlanabiliyor. Ama sonradan oyuna girdiğinde her zaman gol atabilecek bir oyuncu. Ancak zaman ilerleyip kendini geliştirdikçe ilk on birde de banko oynayabilecek bir futbolcu.

Geçen yıl aldığımız oyunculardan çoğu yabancıydı. Bunların bir kısmı ilk defa yurtdışında oynuyordu. Onlar takıma uyum sağlayana kadar bir süre sıkıntı yaşadık. Özellikle Lovrek ve Poljak transferleri bizim için sıkıntılı oldu. Lovrek benim seyretmeden aldığım tek oyuncuydu. Başta da oldukça iyiydi, fakat sonra sakatlığı nüksedince istediğimiz performansı gösteremedi. Bu sezonsa transfer ettiğimiz oyuncuların hepsi liglerde oynayan oyunculardı. Bu yüzden transferde firemiz olmadı. Genel olarak transfer ettiğimiz oyunculardan memnunuz. Ancak Türkiye’de tek yabancı oyuncu transferi yapmayan takım bizdik. İnşallah devre arasında birkaç transfer yapacağız.

“Ligin ikinci yarısı çok farklı olacak”

Peki sezonun ikinci yarısından neler bekliyorsunuz?

Bana göre şu an ligde istediğimiz puanda değiliz, ama yaşadığımız tüm şanssızlıklara ve eksik kadromuza rağmen yine de iyi bir noktadayız. Ancak ikinci yarı böyle olmayacak. Hem eksiklerimiz takıma dönecek, hem takımdaki problemli oyuncularımız gidecek ve hem de inşallah çok iyi yeni oyuncular takıma gelecek. Bunlar gerçekleşirse ikinci yarıda bambaşka bir Eskişehirspor izleyebileceğiz.

Sizi ilk yarıda alınan sonuç itibariyle en mutlu eden karşılaşma hangisiydi?

Elbette ki aldığımız her galibiyet beni mutlu etti. Ama eksik kadromuza rağmen Fenerbahçe’yi burada yenmemiz beni en çok mutlu eden olaylardan biriydi. Ayrıca Galatasaray maçı da aynı şekilde. O maça kadar Galatasaray kayıpsız gidiyordu. Maç içinde 1-0 geriye düşmemize rağmen oyundan kopmadık ve oradan beraberlikle ayrıldık.

Peki en çok hangi karşılaşmada alınan sonuca üzüldünüz ve neden?

En çok üzüldüğüm maçlarsa Kayserispor, Beşiktaş ve Kasımpaşa maçlarıydı. Beşiktaş maçında Ekrem topa dokunmadan bize bir gol attı. Olacak bir şey değildi. En çok üzüldüğüm an oydu.

Bu sezon takımımız adına yaşanan en olumlu gelişme neydi?

Biz takım olarak Youla hariç, problemi az olan bir ekibiz. Takımdaki herkes birbiriyle oldukça uyumlu. Bütün oyuncularımız kişilik olarak da çok iyi insanlar, iyi profesyoneller. Bir de kulüp olarak geçen yıl yaşadığımız maddi sıkıntıları bu yıl yaşamamamız da sevindirici.

Size göre takımımızın sezonun ilk yarısında yaşadığı en büyük handikap ne oldu?

Elbette ki yaşadığımız en büyük handikap sakatlık ve cezaların bir anda üst üste gelmesi oldu. Bu sezon hiçbir kulübün yaşamadığı sıkıntıları yaşadık. Kayserispor maçıyla birlikte şanssız bir döneme girdik. Sakatlıklar başladı, birçok oyuncumuz sakatlık ya da aldığı cezalar yüzünden haftalarca takımdaki yerini alamadı.

“Fenerbahçe’yi bir kez daha yeneceğiz”

Takımımız ligin yanı sıra Ziraat Türkiye Kupası’nda da gruplara kalarak buradaki mücadelesine başladı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Kupada fikstür gereği gruplardaki ilk maçımızı deplasmanda oynadık. İyi de bir takımın karşısına çıktık. Onlar da ligde Kayserispor karşısında iyi bir galibiyet almışlardı ve bu moralle karşımıza çıktılar. Ancak bana göre biz oraya eksik gitmeseydik, kesinlikle sahadan 3 puanla ayrılan taraf olurduk. O maçta bazı arkadaşlarımızın saha içindeki yerlerini mecburen değiştirdik. Farklı yerlerde oynattık. Ancak bu arkadaşlarımızdan da istediğimiz performansı alamadık. Fakat yine de maçın son dakikalarında o golü yemeseydik, oradan her şeye rağmen en az 1 puanla ayrılabilirdik. Ama bize göre kupada henüz hiçbir şey bitmiş değil. Önümüzde 3 maçımız var ve biz bu 3 maçı da kazanabilecek güçteyiz. Fenerbahçe maçını kesinlikle kazanmak istiyoruz. Gereken her şeyi yapıp o maçı kazanacağız, çünkü o maçı gruptaki final maçımız olarak görüyoruz.

Sanırız Youla’nın Antalyaspor maçı kadrosuna katılmak istememesi ve sonrasında yaşanan polemikler de takımımızın konsantrasyonunu olumsuz yönde etkiledi. Onun hakkında neler söyleyeceksiniz?

Youla bana göre takımına ihanet etmiştir. Takımını yalnız bırakmıştır. Hem bu sezon oynadığı futbolla, hem de bizim için çok çok önemli olan bu maça gelmeyerek bunu yapmıştır. Bu yüzden Youla’ya kimse prim vermemelidir. O bana göre gerçekten çok büyük bir yanlış yapmıştır. Buradan anormal düzeyde para kazanmış, ancak bunun hakkını vermemiştir. Biz bunu vermeyen insanın karşısında oluruz. Çünkü Eskişehirspor’un hakkını kimseye yedirmeyiz. Bu konuda yönetim kurulumuz da gereken kararı verdi. Keza çok disiplinsiz bir insandı, bundan önce de bizim burada anlatamayacağımız düzeyde olaylar yaşandı. Onun için bence olayların bu şekilde gelişmesi Eskişehirspor’un hayrına olmuştur. Bundan sonra bu konu üzerinde daha fazla tartışma yaşanmasını da gereksiz buluyorum.

Eskişehirspor’da ikinci sezonunuzu geçiriyorsunuz. Burada bulunduğunuz zaman boyunca Eskişehirspor’da neler değişti? Kulüp olarak geldiğimiz nokta nedir?

Kulüp olarak iyi bir noktaya geliniyor. Henüz eksiğimiz çok, ancak bunları aşıyoruz. Altyapıya kesinlikle daha fazla önem vermemiz, onlara çok iyi imkanlar sağlamamız gerekiyor. Ayrıca biliyorsunuz sezon başından beri hiçbir antrenmanımızı kendi tesislerimizde yapamadık. Bunun sıkıntısını yaşıyoruz. İnşallah yakın zamanda antrenmanlarımızı kendi tesislerimizde yapmaya başlayacağız. Elbette ki kulübe biraz daha yatırım yapmamız gerekiyor. Bunun için, Eskişehir halkının biraz daha Eskişehirspor’a sahip çıkması gerekli.

“A2 sistemi güzden geçirilmeli”

Altyapının önemli olduğunu söylediniz. Yeni oluşturulan A2 Ligi ve burada oynayan futbolcularımız hakkında neler düşünüyorsunuz?

A2 Ligi’nden genel olarak memnun değiliz. Yeterli oyuncular olması durumunda onları çıkarıp oynatmak istiyoruz, ancak şu an itibariyle performanslarından memnun değiliz. Ancak müthiş bir U18 takımımız var ve bu takımımızdaki bazı oyunculardan kampta da yararlanmayı düşünüyoruz. Genel olarak düşününce de bence A2 sistemi yanlış. Bir kere öncelikle burada ya oynatılacak futbolcuların yaş sınırı kaldırılmalı, ya da bu takıma A takımdan hiç oyuncu alınmamalı. Örneğin A takımda bizimle antrenmana çıkan oyuncular maç için A2’ye gittiklerinde takım arkadaşlarıyla birlikte çalışamadan, hatta rakiplerini hiç tanımadan maça çıkıyorlar. Ayrıca A2’deki oyuncular da zorda kalıyorlar. Bütün hafta kendilerini hazırlıyorlar, sonra maçta A takımdan gelen oyuncular tepeden inme bir şekilde oynuyorlar. Bana göre burada federasyon ya tam anlamıyla her şeyi serbest bırakmalı ya da geçen seneki PAF takımı düzenine geri dönülmeli. Ben A2 takımımızın çok maçına gittim. Statlar iyi değil, seyirci gelmiyor. Halbuki rezerv lig gibi bir oluşum olsa, ben yedeklerimi dahi oraya gönderip oynatabilir ve son durumlarını da görebilirim.

Genel olarak bu yıl Süper Lig’de yaşanan mücadele hakkında neler düşünüyorsunuz?

Süper Lig çok istikrarsız gidiyor. Herkesin herkesi yenebileceği bir lig yaşanıyor. Ve bana göre bu boyutuyla Turkcell Süper Lig Avrupa’daki en zor liglerden biri. Artık hiçbir Anadolu takımı 3 ya da 4 büyük olarak adlandırılan takımlardan korkmuyor. Daha cesaretli oynuyor, hatta her maça galibiyet için çıkıyor. Bu anlamda da maçlar çok güzel ve zevkli geçiyor. Bence ikinci yarı daha da heyecanlı geçecek, çünkü telafisi olmayan maçlar oynanacak. Devre arasında herkes transfer yapacak, takımını yenileyecek ve hatalarını düzeltip ikinci yarıya girecek. O yüzden de daha zor ve çekişmeli bir lig yaşanacak.

“Sıkıntı yaşamamak için transfer yapmalıyız”

Özellikle transfer konusu çok merak ediliyor, bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Devre arasında transfer yapmamız gerekiyor. İlk yarıda çok sıkıntı yaşadık, aynı sıkıntıları ikinci yarıda da yaşamak istemiyoruz. Bazı insanlar bunu mazeret olarak görebilirler, ancak biz mazeret üretmiyoruz. İlk yarıda özellikle orta saha ve forvette büyük sıkıntı yaşadık. Ben de özellikle son dönemde forvette oynayan arkadaşlarımızın istenilen performansı gösteremediğinin farkındayım. Ancak alternatifiniz olmayınca yapacak fazla bir şeyiniz de kalmıyor. Nihayetinde benim kimseden korkum yok, her maça dört forvetle çıkıyorum. Fakat kadromuzun kısıtlı olması nedeniyle özellikle son maçlarda defans oyuncularını dahi maç içinde bu bölgeye kaydırmak zorunda kaldık. Bu yüzden mutlaka gerekli transferleri yapacağız.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Taraftarımıza söylemek istediğim şeyler var. İlk yarının son haftasında oynadığımız Diyarbakırspor maçından sonra elbette ki çok üzüldük. Ama o maç belki de takımımızın bu sezon oynadığı en iyi maçlardan biriydi. En çok pozisyona girdiğimiz maçlardan biriydi. O maçta inanılmaz golleri kaçırdık. Ama bence taraftarımız, o maçın son on dakikasında takıma gösterdiği tepkiyi göstermemeliydi. Taraftarımız o tepkilerinde haklı mıydı derseniz, bana göre %100 haklılardı. Takım bir çok pozisyona giriyor, fakat değerlendiremiyordu. Ancak bana göre o maçta da taraftarımızın her şeye rağmen, sonuna kadar takımlarını desteklemeleri gerekiyordu. Çünkü bizim bu desteğe gerçekten ihtiyacımız var. Bizim taraftarımız Türkiye’ye örnek olmuş bir taraftar. Ben Eskişehirspor’a geldiysem, bu tercihimdeki en büyük nedenlerden biri de taraftardır. Ve ben inanıyorum ki ikinci yarıda onlarla daha çok maç kazanacağız.





Kategorideki diğer haberler
- Es-es’in geleceğini garanti altına aldık
-
İşte Eskişehirspor USA!..
-
Organizasyon başka bahara…
-
Evime döndüm
-
Eskişehirspor’u yarınlara taşıyoruz!
-
Avrupa’ya nasıl gideriz?
-
Burada çok mutluyum!
-
Bizden biri, Sefer Hakan Olgun…
-
Büyük Buluşma
-
Benzersiz bir Organizasyon Olacak
-
İşte Yeni Eskişehir Stadyumu
-
‘Hedef büyütme zamanı’
-
Futbolcu sahada fark yaratmalı!
-
Bu malzemeler benim canım, ciğerim!
-
Futbola para akacak, ya sonra!
-
Ve hanımlar sahada!..
-
Her şeye rağmen başarılıyız!
-
Eskişehir EURO 2016’yı bekliyor
-
“Özgener, Türk futbolu için şanstır”
-
Es-Es’in vazgeçilmezleri
-
Tesislerimiz göz kamaştıracak…
-
Golcü kendine güveniyor
-
Eskişehir’de yıkılmayız!
-
Taraftar 12. değil, 1. adamımız
-
Burada çok mutluyum!
-
Futbola hanım eli
-
Yaz Kampı 2009
-
Çıta yükselecek!
-
Durma, saldır Es-es!
-
Hoşgeldin Ümit Karan!
-
Taraftardan uzak kaldığım için üzüldüm!
-
Karton kaldıran herkes bizdendir!
-
Her şeyi Eskişehir için yaptık! (2)
-
15 bin nüfuslu Hopa’dan 20 bin kişilik..
-
Gelecek Onun Ellerinde!
-
Baronları yıkmayı hedeflemiştik! (1)
-
Stadlarımız EURO 2016 öncesi ne durumda?
-
Gol makineleri: Youla-Batuhan!
-
Tribün onlarla çok daha güzel!
-
İleriye dönük bir Eskişehirspor olmalı!
-
Suni Çim, Suni Futbol!
-
İlk dört maç kaderimizi belirleyecek
-
İstanbul’da Eskişehirsporlu olmak
-
Bizdeki arkadaşlık kimsede yok!
-
Taşkınlık yapmadan sevinmeliyiz!
-
Onu hiç unutmadık!..
-
Başarının temeli eğitimdir
-
İstanbul’un Derebeylerine Diz Çöktürdük!
-
Erkeklerin Dünyasında Bir Kadın
-
Taraftar hiçbir zaman küme düşmedi!
-
Eksiği yok fazlası var
-
Tek düşüncem Es-Es’in Başarısı
-
Sezona görkemli başlangıç
-
Biz Hazırız
-
Özlenen Eses için çalışıyoruz

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri