09.09.2010 Perşembe

Hedef finallere kalabilmek!Hedef finallere kalabilmek!

Mücadele ettiği Marmara A Grubu’nda zirve mücadelesi veren ve A takımımıza Mikail’i kazandıran U18 takımımızın başarılı hocası Halit Kök ile ekibinin son durumunu ve altyapımızın geleceğine yönelik beklentilerini masaya yatırdık.

SAYI 17 / 26.01.2010

Gerçekleştirdiğimiz röportajda Halit Hoca, Mikail’den sonra en az 2 oyuncusunun daha gelecekte A takıma yükselebilecek kapasitede olduğunun altını çiziyordu. TFF tarafından bu sezondan itibaren Gençlik Geliştirme Ligleri kapsamı içinde U18 Ligi oynatılmaya başlandı. Bu yapılanma hakkında neler söyleyeceksiniz?

Bu yeni yapılanma federasyonun alt liglere ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Sonuçta alt liglerin yaş grupları iyice aşağıya çekilmeye başlandı. Milli takımlar U14’lerden başlıyor. Geçen yıl yaş grupları arasında bir boşluk vardı. Bu yıl U18’in yanı sıra U17’nin de kurulmasıyla bu boşluk da kalmadı. Tabii bu gençler için iyi bir durum. Çünkü kendi yaş grubunda sivrilen bir oyuncu gelişme kaydedince bir üst gruba alınabiliyor. Böyle olunca da futbolcu kendine önem verildiğini hissediyor ve daha fazla şey vermek istiyor. Örneğin bizim takımımızdaki Gökhan’ın geçen yıl gösterdiği performansla bu yılki performansı arasında dağlar kadar fark var.

‘Birlik ve beraberlik sağlanınca başarı da geldi’

Takımımız sezona nasıl hazırlandı?

Geçen seneden elimizde bir iskelet kadromuz vardı. O iskeletin üzerine Sakarya’dan, İstanbul’dan, İzmir’den, Aydın’dan futbolcu arkadaşlarımız geldi. Bunlar arasından işimize yarayacağını düşündüklerimizi elimizde tuttuk. Kadromuzu da 23-24 kişiyle sınırlandırdık. Ondan sonra da normal antrenman periyotlarıyla sezona hazırlandık. Tabii takım içinde dışarıdan gelen oyuncular da çok olduğu için yenilerle eskileri kaynaştırabilmemiz önemliydi. Sezon başında bunlarla uğraştık. Takımdaki oyuncularımız kaynaşıp birbirlerine güvenmeye başlayınca başarı da geldi. Örneğin burada oynadığımız İnegöl maçında 30. dakikada 10 kişi kaldık. Maç 0-0 giderken 87’de bir gol attık, bizim bütün kulübe sahanın içindeydi. İşte birlik beraberlik böyle bir şey. Hiçbir oyuncum ‘o oynuyor da ben neden oynamıyorum’ diye düşünmüyor. Öyle düşünen birkaç oyuncu vardı, onlarla da yolları ayırdık.

Takımımız da bu ligde oldukça güçlü takımların bulunduğu Marmara A Grubu’nda yer aldı. Grubumuz ve rakiplerimiz hakkındaki düşünceleriniz neler?

Grupta eskiden beri altyapısı bulunan, bu yüzden de kendi yetiştirdikleri oyuncularla bir yerlere gelebilen takımlar var. Ayrıca biz sezon başında kurduğumuz takımla devam ediyoruz. Ancak rakiplerimiz maçın önemine göre yukarıda oynayan oyuncularını bu takıma indirebiliyor ya da aşağıdan oyuncu takviyesi yapabiliyorlar. Ayrıca Marmara grubundaki takımlar sürekli bu tür mücadelelerin içinde olan ekipler. Oyuncuları olsun, hocaları olsun, idarecileri olsun futbolu gerçekten biliyorlar. Grupta özellikle Fenerbahçe, Bursaspor ve Pendik en güçlü rakiplerimiz.

‘Tek hedefimiz grupta ilk ikiye girip finallere kalabilmek’

Takımımız da sezona oldukça iyi bir başlangıç yaptı. Ligdeki durumumuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Grupta büyük bir çekişme var ve neyin ne olacağı belli değil. Tüm bu mücadele de grupta ilk iki sırayı elde edip finallere katılabilmek için. Burada Bursaspor lider ve büyük ihtimalle de gruptan çıkacak. Ancak ikincilik için takımımızın yanı sıra Fenerbahçe, Pendik ve Sakarya da mücadelesini sürdürüyor. Burada Fenerbahçe’yle şanssız bir maç oynadık. Eğer onları yenebilseydik şimdi grupta kinciydik. Ayrıca puan farkını da açarak onları olaydan koparmış olacaktık.

Şu anki çalışmalar ne doğrultuda ilerliyor?Antrenmanlarımızı tesislerimizdeki çalışmaların henüz bitmemesinden dolayı biraz sıkıntılı da olsa yürütmeye çalışıyoruz. Bir de çocukların okul problemi olduğundan çalışmalarımızı genellikle akşamları yapıyoruz. Spor Lisesi’nde okuyanlar genellikle okuldan 4-4 buçuk gibi çıkıyorlar. Biz de antrenmanlarımızı akşam 6’ya alıyoruz. Ama tesislerimizdeki sahaların tamamlanmasıyla antrenmanlarımızı rahatlıkla burada yapacağız. Yoksa buradan kalkıp Abdurrahman Temel’e gidişimiz yarım saat, çocuklar buraya da yarım saat önce geliyorlar. Öyle düşününce orada sadece bir saat çalışsak bile her akşam 3 saatimiz gidiyor. Ancak antrenmanlarımız burada olsa 2 saat çalışsak bile şu andakinden çok daha fazla çalışabilmiş olacağız. Ayrıca bugün ilk kez A takımın fitness salonunda çalışmaya da başlıyoruz. Tabii takımlarımızdan oyuncu çıkmaya başlayınca bazı imkanlardan daha rahat faydalanmaya başlıyorsunuz.  Oyuncularınızdan Mikail ve Gökhan, Rıza Çalımbay tarafından A takımın Antalya kampına çağrılırken, Mikail’in A takımda devam etmesine karar verildi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

1992 doğumlu bu oyuncularımız geçen sene B genç takımımızdaydı. Hatta Mikail’in geçen sezon PAF takımına yükseltilmeyince morali bozulmuştu. Ama onu PAF takımına vermeyen bendim. Çünkü bir yaş grubunda devam eden oyuncunuzu bir üst gruba verdiğinizde orada ezilebilir. Biz o dönemde onu bir üst gruba çıkarsaydık belki de şartlar daha farklı olacaktı. Biz takımımızda da belirli bir kadroyu yakalayıp onu bozmayınca başarıya ulaştık. Dolayısıyla kadroda çok fazla oynamadan, oyuncuları zamanı gelince yukarıya çıkarmak en güzeli. Biz bu şekilde Mikail’i A takıma verdik. Sonrasında Düzce’yle deplasmanda oynadığımız maçta Mikail kadromuzda yoktu. Ancak biz kadromuzu kurarken her zaman her oyuncumuzun alternatifini de belirliyoruz. Düzce maçında Mikail’in yerine oynayan arkadaşımız onun açığını kapattı ve o maçı da kazandık. Sonuçta Gökhan da A takım kampına çağrıldı. Bu yıl Gökhan bizle devam edecek, ancak önümüzdeki yıl muhtemelen o da A takım kampına çağrılacak oyuncuların başında gelecek.

‘Mikail neredeyse Eskişehirspor’dan ayrılıyordu’ 

Bu futbolcular genç oldukları için çok kolay moralleri bozulabiliyor ya da başkalarından çok kolay etkilenebiliyorlar. Mesela geçen yıl Mikail moralinin bozuk olduğu bir dönem Fransa’ya dönmeyi kafasına koymuştu. Sonuçta bu iş boyacı küpü değil. Bu futbolcular da bir anda yetişmiyor. Bence o anlamda altyapı hocalarının pedagoji dersleri almaları da gerekli.

Takımınızda A takıma göz kırpan başka oyuncular da var mı?

Şu an Mikail’in haricinde 2 ya da 3 oyuncumuzun daha ilerleyen dönemde A takımımızda forma giyme kapasitesine sahip olduğunu düşünüyorum. Hatta bunlardan biri yaşça arkadaşlarından daha küçük, 1993 doğumlu. Biz onları da yetiştirip zamanı geldiğinde üst yapımıza kazandırmak istiyoruz.

Sezonu hangi noktada tamamlamayı hedefliyorsunuz?

Biz grupta ilk ikiyi zorluyoruz. Son dönemde birkaç maçta bocalayıp Fenerbahçe’ye yenildik, iki de beraberlik alarak 3. sıraya indik. Ancak daha önce de belirttiğim gibi grubu ilk iki sıra içinde bitirmek tek amacımız ve bunu da başarabilecek güçteyiz.

‘Önümüzdeki yıllarda altyapıda şartlarımız daha da iyileşecek’

Genel olarak altyapımızdaki çalışma ortamı hakkında neler söyleyeceksiniz?

Altyapımızda geçtiğimiz yıllara nazaran oldukça büyük ilerlemeler kaydettik. Ama hala bazı sıkıntılar devam ediyor. Burada özellikle Serdal Hocamız bazı eksiklerimizin tamamlanması için büyük gayret gösteriyor. Ancak seneye şartlarımızın daha da iyileşeceğini düşünüyorum. Çünkü Digitürk’ten kulüplere aktarılacak gelirler üçe katlandı. Ama bu gelirlerin doğru kullanılabilmesi de önemli. Bizim özellikle 1995-1996 doğumlu oyuncularımız oldukça iyi geliyorlar. Ancak diğer yaş gruplarında takımlarımızı mevcut oyuncularımıza yapılan takviyelerle bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Sonuçta burada olaya her yaş grubundan 1-2 oyuncu çıksa bile kardır gözüyle bakıyoruz.

Diğer yaş gruplarını çalıştıran hocalarla nasıl bir bilgi/fikir alış verişiniz oluyor?

Onlarla her zaman bir aradayız. Örneğin ben Cumartesi günü 1994 yaş grubuyla birlikte Ankara’ya gideceğim. Serdal Hocamız da Cuma günü 1995-1996 gruplarıyla Kayseri’ye gidecek. Ayrıca geçtiğimiz günlerde U16 takımımızdan bir oyuncumuzu bir haftalığına takımıma aldım. En azından buranın havasını hissetsin, ortamı görsün ve buraya kendini hazırlayıp gelsin diye. Bunun gibi zaman zaman alt gruplardan başka oyuncuları da takımıma alacağım.

Kulübümüzün A takımına dışarıdan bir çok oyuncu alındığında, siz bir altyapı hocası olarak neler düşünüyorsunuz? Çünkü bu genç oyuncuların önünün kapanmasına yol açabilecek bir durum.

Bence gençlerin önü kapanmaz. Neden derseniz genç oyuncular isteklidir, doymamıştır. Başarıya açtır. Oraya çıktıklarında verilen şansları iyi değerlendirirlerse A takım hocaları da bir yerde genç oyuncuları oynatmaya mecbur kalır. Biliyorsunuz Eskişehir izleyicisi futbolu bilir. Hak etmediği halde o formayı giyen bir oyuncu görürse buna tepki gösterir. Buradan bizim gönderdiğimiz gençler de orada canlarını dişine takıp oynarlarsa birkaç maç sonra o formayı mutlaka geri alırlar. 





Kategorideki diğer haberler
- “Tüm Çocuklar Şampiyondur”
-
Altyapı adım adım ilerliyor
-
Özlenen takım geliyor!
-
Altyapıda sezonun karnesi
-
U-15’ler gururumuz oldu!
-
Bu ambleme layık futbolcular...
-
Es-Es U-15 İlk sekiz arasında!
-
Akademi’de dur, durak yok!
-
Genç Şampiyonlar
-
Yenilenen Kanlıkavak tesisleri açıldı
-
Hedef finallere kalabilmek!
-
Başka Alper’ler de çıkacak!
-
Kulüpler A2 Ligi’ne hazır değildi
-
"Burası 8 sınıflı bir okul"
-
Fatih ve Erdin milli takımda
-
Kayseri\'den rövanşı U14 aldı
-
Akademi Ligleri’nde gruplar belli oldu
-
A2 Ligi başladı
-
‘Eskişehir ruhu’ geri gelecek!
-
Şampiyon U-13’ler!
-
Paflar da sezonu tamamladı
-
Paflar vites küçülttü!
-
Altyapımız gümbür gümbür geliyor!
-
Disiplin, çalışma ve arkadaşlık
-
Es-Es minikleri Belçika’daydı
-
U-14’ler bizi finallerde temsil etti
-
Paflar dolu dizgin!
-
Altyapı Eskişehirspor’un sigortası!
-
Amacımız komple sporcu yetiştirmek!
-
Gizli kalmış yetenekleri keşfedeceğiz..
-
Paf takımı ilk meyvesini verdi!
-
Kendi oyuncumuzu yetiştireceğiz!
-
Paflar golü unuttu
-
Paflar galibiyete hasret
-
Hedefimiz Türkiye Şampiyonası
-
Altyapıda sürekliliği sağlayacağız
-
Süper Lig’de olmak büyük bir şans
-
Dışarıda galip, içeride mağlup!
-
Amaç milli takımlara oyuncu kazandırmak
-
Gelecek emin ellerde

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri