09.09.2010 Perşembe

Hedefli bir kulübe geldiğimi biliyorum!Hedefli bir kulübe geldiğimi biliyorum!

Devre arasında Denizlispor’dan takımımıza katılan Caner Celep, buraya geldiği ilk andan itibaren hedefli bir kulübe geldiğini hissettiğini söylerken, takımımızın önümüzdeki dönemde daha büyük başarılara ulaşacağına da inandığını belirtiyor.

SAYI 18 / 26.02.2010

İşte yeni şimşek Caner Celep’in İstanbul’dan Eskişehir’e uzanan futbol yolculuğundaki önemli satır başlarına dair o röportaj.

Futbola nerede ve nasıl başladın?

Futbola Kartalspor’un altyapısında başladım. Sonra orada A takıma kadar yükselip iki yıl da A takımda oynadım. Daha sonra o dönem Süper Lig’de mücadele eden İstanbulspor’a transfer oldum. Bir yıl orada oynadıktan sonra Eyüpspor’a kiralandım, ardından da Maltepespor’a geçtim. Ondan sonra Boluspor’a transferim gerçekleşti. Orada şampiyon olup 2. Lig A kategorisine yükseldik. Daha sonra Denizlispor’a transfer oldum. 2,5 yıl da orada oynadıktan sonra şimdi Eskişehirspor’a geldim.

Kariyerine bakınca İstanbul’da çeşitli kulüplerde oynadıktan sonra Boluspor’la önemli bir çıkış yakaladığını görüyoruz.

Boluspor 3. Lig’den beri beni istiyordu ama o dönemde 3. Lig’de olduklarından dolayı ben oraya gitmeyi istememiştim. O yıl 2. Lig B kategorisine yükseldiler ve o sezon Boluspor’a transfer oldum. İlk yılımızda A kategorisine yükselme maçlarında yarı final oynadık, fakat başaramadık. Ardından bazı Süper Lig takımları beni istedi, ancak başkanımız bırakmadı. Ertesi yıl bu kez şampiyon olmayı başarıp 2. Lig A kategorisine yükseldik. Daha sonra başkanımız transferimize izin verdi ve o dönemde önce Konyaspor’la bir protokol imzaladık, ancak 15 Haziran’a kadar onlar bonservisimi alamayınca 20 Haziran’da Denizlispor’a transferim gerçekleşti.

“Boluspor’un 20 yıldan sonra Süper Lig’e verdiği ilk futbolcu oldum”

Boluspor’da oynarken golcü bir kimliğin olduğunu da görüyoruz.

O dönemde de yine sol kanatta oynuyordum, ancak o sezon 14 gol atıp, 18 de asist yaptım. Hücuma yönelik olarak oynuyordum. O dönem bizim takımımızda Erhan Namlı, Murat Bölükbaşı gibi önemli oyuncular vardı. Hocamız Ali Güneş’ti. Ertesi yıl için de aslında başkan bizi vermek istemiyordu. Ama önümüzü açmak istedi. Ben 20 yıl gibi bir süreden sonra Boluspor’un Süper Lig’e verdiği ilk oyuncu oldum. Daha sonra Gökhan Emreciksin de Boluspor’dan Süper Lig’e geçti. Ancak o yıl da Boluspor iddiasından bir şey kaybetmedi. Hatta Eskişehirspor’la play-off finalinde oynayıp kaybettiler. 

Bizim Boluspor’la play-off finali oynadığımız yıl sen de Denizlispor’la Süper Lig’deki ilk sezonunu geçiriyordun. Orada oynadığın dönemde neler yaşadın?

Denizlispor’daki ilk yılımızda kadromuz çok iyiydi. Bülent (Ertuğrul) Ağabeyimiz de oradaydı, Yusuf (Şimşek) Ağabey de bizimleydi. O sene ligi 7. sırada tamamladık. Ben de 2 gol atıp 10 da asist yaptım. Ertesi yıl küçülmeye gitti kulüp. Takımda daha çok genç oyuncular kaldı. O sene biraz sıkıntı yaşadık ama son haftalarda ligde kalmayı başardık. O sezon Eskişehirspor’la da zorlu maçlar oynadık, burada 4-3, orada 3-2 bitti maçlar. Aslında kulüp bu sezona büyük oranda maddi sıkıntılarını aşarak başlamıştı. Ama bu kez de sportif başarı gelmeyince problemler yaşandı.

“Rıza Hocam daha önce de beni istemişti”

Ardından devre arasında Eskişehirspor’a geldin. Bu nasıl gerçekleşti?

Zaten bir yıl önce Rıza Hocam yine beni istemişti. Geçen sezonun devre arasındaydı. Ancak o dönemde kulübüm benim için çok yüksek bir bonservis bedeli belirlemişti. O ara benim için Trabzonspor da devredeydi çünkü. Ayrıca başkanımız da beni bırakmak istemiyordu. Sezon sonunda da bu yıl için hedefli bir takım kurmak istediklerini söylediler ve takımdan kimseyi bırakmadılar. Ancak bu sezon başarısız bir ilk yarı geçirdik. Devre arasında bizim başkan Youla’yı almayı çok istiyordu. Rıza Hoca da beni takımında görmeyi isteyince böyle bir takas gerçekleşti. Bu devre arasında Bursaspor ve İstanbul B.B. da beni istiyordu ama kulübümün tercihi bu yönde oldu.

Buraya gelmeden önce Eskişehirspor’u ne kadar tanıyordun?

Burası güzel bir kulüp bence. Bunu daha önce Eskişehirspor’la yaptığımız maçlarda da görmüştüm. Örneğin 4-3’lük maçta, ilk yarının son dakikalarında Eskişehirspor ilk golünü atmıştı. Devre sonunda taraftar 3-1 geride olmalarına rağmen takımı tribünlere çağırdı. Bana göre taraftarın sonuca çok büyük bir etkisi vardı o maçta. Tabii onlar da benim için çok büyük tecrübe oldu ve belki bu sezonki kararımı büyük ölçüde etkiledi.

“Eskişehir’de maçlara gelen insanlar futbolu gerçekten biliyorlar”

Taraftar açısından bir kıyaslama yaparsan neler söyleyebilirsin?

Bana göre Eskişehirspor taraftarı Türkiye’nin önde gelen taraftar gruplarından biri. Zaten Türkiye’de oynayan bütün futbolcular da hangi taraftar gruplarının güçlü olduğunu bilirler. Bir de Eskişehirspor’un bilinçli bir taraftarı var. Futbolu bilen insanlar maça geliyorlar.

Ayrıca Eskişehirspor taraftarları içinde önemli bir dayanışma olduğunu da görüyorum. Her zaman birlikte hareket ediyorlar. Ve şehir adeta futbolu yaşadığı için bu durum da futbolcuların daha motive olmasını sağlıyor. Zaten takımın içeride oynadığı maçlarda ne kadar başarılı olduğunu da görüyorsunuz. Bunda taraftarın kuşkusuz büyük etkisi var. Örneğin biz Denizli’deyken ancak sahaya çıktığımızda futbolcu olduğumuzu anlayabiliyorduk. Orada normalde antrenmanlara da fazla seyirci gelmez. Stadın dışındayken ekstra bir ilgiyle asla karşılaşmazsınız.

Onların taraftarı asla Eskişehirspor taraftarları gibi değil, taraftar potansiyeli çok düşük seviyede. Sadece gelip maçı izliyorlar. O yüzden de Denizli, gelen takımlar için zor bir deplasman olamıyor. Bana göre Denizlispor her şeye rağmen stadıyla, tesisiyle ve şehrin potansiyeliyle Süper Lig’de kalmalı. Ama bana göre bu saatten sonra kalmaları çok zor. Kalan maçlarda en az 10 galibiyet almaları lazım.

4-3’lük unutulmaz maçta senin de Denizlispor formasıyla Eskişehirspor’a güzel bir golün vardı. Fakat takımınız o maçı 3-0’dan 4-3 kaybetti. O maçta Denizlisporlu bir oyuncu olarak neler hissetmiştin?

O maçta ben bir gol attım, bir de attırdım. Aslında o maçın ilk yarısında içeriye 3-0 girebilseydik sonuç farklı olabilirdi diye düşünüyorum. Ama ilk yarının sonunda gelen gol hem taraftarı havaya soktu, hem de Eskişehirsporlu futbolcular daha moralli bir şekilde soyunma odasına gittiler. İkinci yarının başında erken bir gol daha yiyince bu sefer biz skoru korumayı ön planda tuttuk. Geriye yaslanınca da o maçı kaybettik. Futbol adına güzel ve keyifli bir maç oldu aslında. Belki seneler de geçse o maç unutulmaz. O maçtan bir hafta önce de Bursaspor’la ilginç bir maç oynamıştık. 2-0 öne geçip, 3-2 geriye düşmüş, sonra da maçı 4-3 kazanmıştık. Yine Ümit Kayıhan zamanında Kocaelispor’la oynarken de 2-0 öne geçip 3-2 kaybetmiştik.

Hocanız Ümit Kayıhan’da o maçta çok üzülmüştü herhalde?

Evet yıkılmıştı, ama hepimiz çok üzüldük o maçtan sonra. Ama futbolda böyle şeyler olabiliyor. Tabii kuşkusuz Eskişehirspor için de o maçın önemi başkadır. Çünkü her zaman 3-0 geriye düşüp oradan maç çeviremezsiniz.

Eskişehirspor’da ulaşmayı istediğin hedefler neler?

Benim şu an için tek hedefim Eskişehirspor’da kendimi kabul ettirebilmek. Öncelikle bu kulüpte adımın güzel anılmasını ve oynadığım futboldan dolayı herkesin beni sevmesini istiyorum.

“Rakiplerimizin bizi çok ciddiye aldıklarını görüyoruz ”

Sence Eskişehirspor bu sezonu hangi noktada tamamlayabilir?

Şu anda takımımız ligde çok iyi bir konumda bulunuyor. Üstümüzdeki Trabzonspor’la puan farkımız çok az. Ki Trabzonspor bizden çok daha büyük bütçelerle kurulmuş bir takım. Baktığınız zaman daha yukarıda Bursa ve Kayseri var. Bana göre onlar da bizden daha iyi takımlar değiller. Ama iyi bir grafik yakaladılar ve iyi gidiyorlar. Bence bu sezon ilk 6-7. sıralar Eskişehirspor için oldukça iyi noktalar. Sonuçta bu sezon kulübün Süper Lig’deki henüz ikinci yılı. Şu an bana göre takımımız gerçekten çok güçlü ve bu basamakların da üzerine çıkabilir. Hatta takım kalitesi olarak hiçbir takımdan eksiğimiz olmadığını düşünüyorum. Şu anda Eskişehirspor bir çok problemi yeni yeni hallediyor. Bence Süper Lig’de mücadeleye devam ettiği sürece 2-3 yıl içinde Eskişehirspor’un pek çok açıdan çok daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Şu an Eskişehirspor Süper Lig’de herkesin çekinerek karşısına çıktığı bir takım haline geldi. Rakiplerimizin bizi çok ciddiye aldıklarını kolaylıkla görebiliyorsunuz. Son iki yılda Eskişehirspor’un İstanbul takımlarına karşı sergilediği performans da çok iyi. Burada geçen yıl 10 kişiyle Fenerbahçe’yle berabere kaldı, Galatasaray’ı yendi. Bu yılsa deplasmanda Galatasaray’la berabere kaldı, evinde Fenerbahçe’yi yendi.

Peki önümüzdeki yıllarda Eskişehir’in daha üst sıraları hedefleyebileceğine inanıyor musun?

Ben Eskişehir’deki potansiyelin, bu yıla kadar önemli bir çıkış yakalayan Sivas’ta ya da başka bir Anadolu takımında olduğunu düşünmüyorum. Oradaki taraftar potansiyeli ile buradaki arasında dağlar kadar fark var. Aynı şekilde Eskişehir’de şartlar da daha uygun. Örneğin şimdi Sivas’a bir futbolcu getirmek zordur ama Eskişehir’e herkes gelmek ister. Bu takım daha da oturduktan sonra seneye çok daha büyük başarılar elde edileceğini düşünüyorum.

“Buraya geldiğim an, hedefli bir kulübe geldiğimi hissettim”

Burada geçirdiğin sürede takımdaki arkadaşlarına alışabildin mi?

Zaten Süper Lig’de oynayan bir oyuncu olarak nereye gitseniz çok fazla uyum sorunu yaşamıyorsunuz. Çünkü oyuncular genellikle birbirlerini tanıyorlar. Bence burada futbolculuktan önce, iyi insanlardan kurulu bir takımımız var. Takımın kalitesi de zaten ortada. Buradaki çalışanlar da kendinizi evinizdeymiş gibi hissetmeniz için gereken her şeyi yapıyorlar. Diğer arkadaşlarım gibi ben de bunu yakından hissediyorum. Burası Denizlispor’dan farklı bir kulüp. Eskişehirspor’a geldikten sonra hedefli bir kulübe geldiğimi hissettim. Tabii Denizlispor’un ilk hedefi ligde kalmaktı. Küçük hedefleri olan bir kulüptü. Eskişehirspor elbette ki farklı. Buraya geldikten sonra kulüple birlikte benim de hedeflerimin büyüdüğünü düşünüyorum.

Genel olarak Süper Lig’de yaşanan mücadele hakkında neler söyleyeceksin?

Bir kere Anakaraspor’un düşmesi ligin gidişini çok etkiledi. Ardından Denizlispor da büyük oranda koptu diye düşünüyorum. Eski takımım çok şanssız bir dönem geçirdi. Artık sadece bir takım daha düşecek. Ve alt sıralardaki tüm takımlar o düşecek son takım olmamak için mücadele ediyorlar. Ama bakınca Manisaspor iyi bir takım. Diyarbakır da şu an iyi gidiyor. Sivasspor biraz bocalıyor. Bence bu 3 takımdan biri büyük ihtimalle düşecek. Tabii onlara yakın olan Ankaragücü de var, ancak bana göre henüz takım olamamalarına rağmen Ankaragücü’nün oyuncu kalitesi rakiplerine göre çok daha yüksek.

Biraz da futbolundan bahsedecek olursak, kendi oyununu nasıl görüyorsun?

Ben ilk futbola başladığımda buradaki hocalarımızdan Cengiz Birgen de Kartalspor’da yine kaleci antrenörümüzdü. Volkan, Servet, Egemen gibi önemli oyuncular da o takımdaydı. Ersin Çolpan o dönemde hocamızdı. Onun ve Cengiz hocamızın benim üzerimde emekleri büyüktür. O zamanlarda Türkiye’de daha çok 3-5-2 sistemiyle oynuyordu takımlar. Ben de o sistemde ortanın solunda oynuyordum. Daha sonra forvet arkası oynadığım dönemler de oldu. Mesela buradaki Eskişehirspor maçında forvet arkasında oynamıştım. Ama Boluspor’da da, Süper Lig’de de daha çok sol kanatta oynadım. Ayrıca Denizlispor’da duran topları ben kullanıyordum. Özellikle sol ayağımı iyi kullanıyorum.

“İyi olan formayı alır, ben de oynayabileceğimi düşünüyorum”

Peki takımımızdaki forma şansını nasıl değerlendiriyorsun?

Bu saatten sonra takımımızda iyi olanın oynayacağını düşünüyorum. Takım içinde adaletli bir ortam var. Tabii benim oynadığım mevkide hocamız Bülent Kocabey’i ve zaman zaman da Mehmet (Yılmaz) Ağabey’i oynatıyor. Sonuçta kimin oynayacağına hocamız karar veriyor. Tabii her futbolcu gibi ben de doğal olarak oynamak istiyorum. Ve önümüzdeki dönemde bu şansı bulacağımı düşünüyorum. Bir an önce oynayıp başarılı olmak istiyorum. Sonuçta buraya hazır geldim, takımımda oynamayan bir futbolcu değildim. Ama şöyle de bir durum var ki şu an takımımızda özellikle ileride oynayan oyuncuların hepsi kaliteli futbolcular. Ümit Ağabey, Mehmet Ağabey, Jaycee, Sezer hepsi önemli oyuncular. Bence ofansif anlamda çok kaliteli bir takımız.

Türkiye’den ve dünyadan kendine örnek aldığın oyuncular var mı?

Bana göre Hagi Türkiye’de gelmiş geçmiş en iyi futbolcu. Onun döneminde takımı çok büyük başarılara imza attı. Onun bende ayrı bir yeri vardır. Ayrıca Rapaic de çok iyi bir futbolcuydu. Türk futbolculardan da Arda ve Yusuf Şimşek bana göre gerçekten çok yetenekli futbolcular.

Son olarak taraftarlarımıza iletmek istediğin bir mesajın olacak mı?Onlar zaten kendilerine düşen görevi fazlasıyla yerine getiriyorlar. Ama onlardan tek ricam bizi 90 dakika boyunca desteklemeleri. Bize inansınlar ve güvensinler. Onların da desteğiyle çok daha iyi yerlere geleceğimize inanıyorum.




Kategorideki diğer haberler
- Es-Es doğru tercih!
-
Daha iyisini istemek bu taraftarın hakkı
-
“Burası Eskişehir”
-
Her maçta adeta savaşıyoruz!
-
Eskişehir’de huzurluyum!
-
İnanılmaz bir silaha sahibiz: “Taraftar”
-
Bu taraftarı unutamam
-
Hedefim “Milli Takım”
-
Hedefim A Milli Takım’a yüklselmek!
-
Eskişehir benim evim!
-
Sahada olayım yeter!
-
Galatasaray’a gol atınca…
-
Bu formayı giymek büyük onur!
-
Serdar’dan mesaj var: Özledim!
-
Burada kariyerimin zirvesindeyim!
-
Bir oyunun kaderini değiştirmek
-
Yeni bir başlangıç için buradayım!
-
Hedefli bir kulübe geldiğimi biliyorum!
-
Bir öğrenciyi de sen deplasmana götür
-
Kendimi burada kanıtlamak istiyorum!
-
Ivesa ile 'Dev' bir yılın ardından…
-
Hayal mi, gerçek mi anlayamadım!
-
Formayı Bırakmam!
-
Neden buradan ‘gol kralı’ çıkmasın ki?
-
Oynamadan gitmem
-
Almanya’da bile taraftarımız konuşuluyor
-
"Burada yeniden doğuyorum"
-
Hak eden formayı alır
-
Es-Es yeni bir başlangıç olacak
-
Es-Es'e destek, esnaf için yatırımdır!
-
ES-ES Şehrimizin en önemli markasıdır!
-
Yıllarca unutulmayacak maçlar oynadık!
-
Basamakları tek tek çıkacağız!
-
Bu şehre layık olmaya çalıştık!
-
Takımda tam bir kolej havası var!
-
İlk hedef tamam!
-
Her futbolcu forma ister!
-
Bu taraftar önünde oynamak istiyorum!
-
A takımda oynamak en büyük hayalim!
-
Hakkımızın yenmesine katlanamıyorum!
-
Burada kendimi göstermek istiyorum!
-
Memurluktan yeşil sahalara!
-
Bu taraftar benim ilk aşkım!
-
Bu taraftara şapka çıkarılır!
-
Eskişehir’de bir yıl daha oynayabilirim!
-
Jübilemi burada yapmak istiyorum!
-
Mücadele eden kazanır!
-
Takımına sahip çık ve yalnız bırakma!
-
Buraya başarı için geldim!
-
Futbolun Doğa’sında sertlik var!
-
Kulüp ekonomik bağımsızlığını kazanmalı
-
Eskişehirspor markası iyi yönetilmelidir
-
Taraftar bu ligden fazlasını hakediyor!
-
Taraftarımız Türkiye’nin bir numarası!
-
Başarı inanmak ve çalışmakla gelir!
-
Anadolu futbolunun en büyük markası!
-
Yönetimin genç yüzleri
-
Bizi bir de önümüzdeki yıl görün!
-
Avrupa bu taraftarı görmeli!
-
Hiç kimseden korkmuyoruz!
-
Murat Önür’le Çok Özel!
-
Yöneticilik yürek ve gönül işidir
-
Bu kale bana dayımın emaneti!
-
Markalaşma Şart!
-
Yükselişi sağlam temellere oturtuyoruz!
-
Yıldırım Aşkı
-
Kaptanlık benim için de sürpriz oldu
-
İnanıyorduk ve başardık!
-
Kurumsallaşma Süreci Tamamlanacak
-
Çekindiğim golcü yok
-
Biz Eskişehirliyiz, işte farkımız
-
Söz verdik, başaracağız!
-
Başarının yolu altyapıdan geçer
-
Aydın Begiter ile çok özel

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri