1920’lerin Eskişehir’inde sahaya ilk inenler Sultani öğrencileri ve öğretmenleri, aydınlar ve Kurtuluş Savaşı’na katılmış subaylardır. Mütareke yıllarında İngilizlerden öğrenilen futbol maçları ilk yıllarda Tahıl Pazarı’nda oynanmıştır. Kölük Hasan Bey’in oğlu Cevat Bey, Müfettiş Hüsnü Bey, Muallim Eflatun Cem Güney, Bekir Sıtkı Erdoğan ve Muallim Ali Şefik Bakan, Eskişehir’e Kolordu Komutanı olarak tayin edilen Kemalettin Sami Paşa Başkanlığı’nda zaman geçirmeden Eskişehir İdman Yurdu Lokali’ni hizmete sokarlar. Mezarı Eskişehir’deki Enveriye İstasyonu’nda bulunan zamanın TCDD Genel Müdürü Behiç Bey’in tahsis ettiği vagonla Ankara’ya giden takım ilk maçını, yağmur yüzünden yarım kalacak müsabakada Ankara karmasıyla, İmalat-ı Harbiye Fabrikaları’nın karşısındaki çorak sahada yapar.
Sarı-lacivert formalı İdman Yurdu, adını 1936’da Türk Işığı’na, 1938’de de Eskişehir Gençlik Kulübü’ne çevirdi. Kulübün kurucularından bazıları aynı zamanda ilk kadroyu oluşturuyordu: Öğretmen Ömer, Öğretmen Sadık, Ethem Bey, Hüseyin Şen (Çakır Hüseyin), Saim Bey, Selahattin Bey, Osman Bey, Remzi Bey, Mehmet Ali Bey, Öğretmen İbrahim Bey, Hüseyin Bey, Tahsin Öğretmen, Canbolat, Burhan Bey, Zeki Bey, Fuat Bey, Bedri Bey.
İdman Yurdu’nun rakibi Türk Gücü ise 1922 yılında kuruldu. Kırmızı-beyaz renklerle kurulan takım, kısa bir süre sonra renklerini yeşil-beyaz olarak değiştirmek zorunda kaldı. Zira kulübe sadece Milli Takımımızın kırmızı ve beyaz renkleri kullanabileceği tebliğ edildi. Bu iki takım arasındaki rekabet, Eskişehir’deki futbolun gelişmesine ilk önemli katkıyı sağladı. Eskişehir’de futbolun ciddi anlamında varlığı ise 1924 yılında ortaya çıktı. Yeni Türkiye’yi sportif faaliyetlerle olimpiyatlarda tüm dünyaya tanıtmak isteyen Atatürk’ün direktifleriyle üç federasyonla anlaşma yapan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (T.İ.C.İ), Paris’te yapılacak olimpiyatlara katılacak atlet, futbolcu ve güreşçilerin seçimini Eskişehir’de yapmaya karar verdi ve 20-22 Mart 1924 tarihleri arasındaki seçmelerde Eskişehir futbol karmasından Cevat Yum, milli takıma çağrılarak henüz dört yaşındaki Eskişehir futboluna ismini yazdırdı. Bu seçmeler aynı zamanda Türk sporunda ilk bölgeler arası resmi temas olması bakımından da önemlidir. Eskişehir Bölgesi Spor Teşkilatı, 13 Haziran 1924 tarihinde 13. bölge teşkilatı olarak resmen T.İ.C.İ Teşkilatı’na katıldı. 18 Haziran 1936’da bütün bölgeleri bünyesinde toplayan Türk Spor Kurumu Teşkilatı’na Eskişehir bölgesi de dahil edildi. 12 Ekim 1938 tarihinde de Eskişehir Beden Terbiyesi Bölge Başkanlığı kuruldu.
1924 yılının Ağustos ayında, 15 bölge şampiyonu takımın katıldığı ilk Türkiye Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı Eskişehir. İstanbul Şampiyonu Beşiktaş’ı 2-0 yenen Ankara Şampiyonu Harbiye Talimgah takımı Türkiye şampiyonu olarak ayrıldı bu şehirden…
Yunan işgali nedeniyle iki yıl ara verilen Eskişehir Bölge Lig Maçları’nda İdman Yurdu 1932’ye kadar şampiyon olmayı başardı. 30 Ağustos 1930 tarihinde, Şaban Daga, Mehmet Mütevelli, Kemal Baydan ve Sait Ataman tarafından kurulan Eskişehir Demirspor Kulübü ise kısa sürede “demir gibi” bir takım ünvanını almasının yanı sıra, 1932’den 1949’a kadar Eskişehir şampiyonluklarına da ambargo koyarak şehirde futbolun yeni lokomotifi oldu. Bu süreçte Eskişehir İdman Yurdu sadece 1935-36 sezonunda mutlu sona ulaşabildi. Tabi bu arada diğer takımlar da sahalardaki yerlerini çoktan almışlardı… Tayyare İdman Yurdu 1925’te, Porsukspor 1931’de, Havagücü 1940’ta, Beşiktaş, İkinci İşletme Alayı, І. Uçaksavar Top Taburu, Mihalıççık Yelkentepe ve Sivrihisar Yunusemrespor 1946’da, İstiklalspor 16 Şubat 1948’de (31 Temmuz 1952’de Öz Fenerbahçe adını aldı), Şekerspor 1950’de, Hava Harp Okulu ve Toprakspor 1951’de, Işıkspor 1953’de, Fatihspor 1954’de, Altay 1955’te, Güllükspor 1956’da, Bentspor ise 1961’de; İstanbulspor, Demiryolu Alayı, Karagücü, Gençlerbirliği, Siyah Beyaz ve Derespor gibi takımlar da ardı sıra kuruldu. Küçük bir mahalle takımı olsa da 1950 ve 60’ların Eskişehir Arsenal’inden bahsetmezsek olmaz. Arsenal takımının tüm dünyada yakaladığı başarılardan etkilenen Arifiye Mahallesi’nin acar delikanlıları böyle bir takım kurmuşlar!
“….”
1920 ile 1958 yılları arasında Eskişehir birinciliğini 22 kez Demirspor, 12 kez de İdman Yurdu kazandı. Havagücü 1949-50 Şekerspor ise 1950-51 sezonunda olmak üzere birer kez şampiyonluk sevincini yaşayabildiler. Hizber Akdeniz, Sulhi Alışık, Mehmet Gerçin, Ali Öğütverici ve Yunus Tuyga tarafından kurulan Şekerspor, ilk şampiyonluğuna dişli rakibi Demirspor’u 3-1 ve 4-1 yenerek ulaştı, ancak 1958’e kadar ikinci bir şampiyonluk yüzü görmedi. 1958-59 sezonundan itibaren ise 5 sene Eskişehir şampiyonu oldu. 13 Haziran 1972’de sportif faaliyetlerini durdurduğu gerekçesiyle Bölge İl Danışma Kurulu’nun kararı ile tescili silinerek kapatılan Şekerspor, 1984’de Siyah-Beyaz kulübüyle birleşerek tekrar açıldı ve 2. Küme’den mücadeleye başladı.
“….”
Eskişehir, Demirspor’unun 1940 yılında kazandığı Türkiye Futbol Şampiyonluğu ile, Anadolu’dan şampiyonluğu kazanan ilk şehir olmanın gururunu yaşamıştır. Daha ortalarda Eskişehirspor’un adı bile yokken Eskişehir Demirspor, İstanbul, Ankara ve İzmir takımlarıyla dişli bir mücadeleye girişmişti. Bugün bile saygıyla hatırlanan örnek futbolcularıyla Eskişehir birinciliklerinin yanı sıra bölgesinde de futbolu insanlara sevdirmişti. Dem-Dem, güçlü bir müessese takımı olduğu için yurt dışında sezon hazırlıkları yapıyor ve o takımları Eskişehir’e davet edip Eskişehirliler’e unutulmaz maçlar izletiyordu. 1950’li yıllar boyunca başta Fenerbahçe olmak üzere pek çok önemli takımla Eskişehir Stadı’nda yaptığı nefes kesen karşılaşmalar futbolseverlerin yıldız isimleri yakından tanımasına olanak sağlıyordu. Eskişehirspor’un gol kralı kaptan Fethi Heper de, pek çok idol futbolcuyla bu sayede tanıştıklarını, bazen Köprübaşı’nda onlardan imza alabilmenin mutluluğuna eriştiklerini söylüyor.
Eskişehir Dem-Dem Türkiye Şampiyonu…
1940 yılında Türkiye Futbol Şampiyonası ile ilgili bir değişiklik gerçekleştirildi. Buna göre şampiyonu belirleyecek maç, Gruplar Şampiyonu ile Milli Küme Şampiyonu arasında oynanacak, Ankara’da iki final maçı yapılacak ve böylelikle Türkiye Şampiyonu belirlenecekti. Bu yeni düzenleme, o yılın Gruplar Şampiyonu Eskişehir Demirspor ve Milli Küme Şampiyonu Fenerbahçe’yi Ankara 19 Mayıs Stadı’nda karşı karşıya getirmişti. 21 Eylül’deki ilk maç 0-0 berabere sonuçlandı. İkinci maç hemen ertesi gün 22 Eylül 1940 tarihinde oynandı. Eskişehir Demirspor maça kalede Abdülkadir Arun’la çıktı. Eskişehir adına tarihi bir başarıya imza atan diğer oyuncuların isimleri ise şöyleydi: Nuri Kuran, Mennan Yalın, Zeynel Karagöz, Ahmet Dizeroğlu, İsmail Çınar, İskender Gürpınar, Celal Esemen, Fahri Adanır, İbrahim Yanartaş ve Murat Babayiğit.