09.09.2010 Perşembe

Eskişehir’de huzurluyum!Eskişehir’de huzurluyum!

Ivesa bu sezon gösterdiği performansla adeta bir istikrar abidesini andırıyor.

SAYI 21 / 26.05.2010

Kendisiyle yaptığımız söyleşiye eşi Ljubiana ve oğlu Josip ile birlikte gelen Ivesa, hem 2009-10 sezonunu değerlendirdi hem de geleceğe dair beklentilerini bizimle paylaştı.

Bu sezon Ankaraspor’un düşürülmesi ile biraz daha farklı bir sezon yaşadık.

Ankaraspor’un ligden düşürülmesi her ne kadar avantaj gibi görülse de aslında bir dezavantajdı. Biz o maça kadar her hafta maç oynamış ve bir ritim yakalamış oluyoruz. O haftaya kadar normal maç ritminde gittiğiniz zaman herhangi bir problem olmuyor. Ancak iki hafta ara verdiğiniz zaman aynı maç ritmini yakalamak bir hayli zor oluyor. Bunu da az çok yaşadık. Maç ritmimizi kaybetmemizden sonra Beşiktaş gibi güçlü bir rakiple karşı karşıya geldik ve her iki maçta da başarılı olamayarak oynadığımız bu maçları kaybettik. Bu yüzden lige verilen bu aralar bizim için dezavantaj oldu.

Yani sanılanın aksine bu bir dezavantajdı.

Kesinlikle böyle. Doğal olarak her takımda 20’den fazla oyuncu var. Her oyuncunun ayrı ayrı konsantrasyonunu sağlamak da çok zor.

“Bu sezon başarılıydık”

Sezon başında hedeflerimizi ilk 5 ve UEFA kupası olarak açıklamıştık, ancak bu hedeflerimize ulaşamadık. Neler söylemek istersin?

Tabii ki amacımız Avrupa kupalarına gidebilmekti. Fakat Avrupa kupalarına gidebilmek için imkanları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Sadece benim istemem ya da birkaç kişinin istemesiyle olay bitmiyor. Hatta herkes istese bile bitmiyor. İmkanlar bizi bir hayli etkiledi. Biz Avrupa kupalarını çok istedik. Sonuçta bu hakkı elde edemesek de yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Çok fazla oyuncumuz sakatlandı bu sezon. Ancak bu da bir mazeret değil. Bu da imkanlarla alakalı bir durum. Örnek olarak Beşiktaş’ın da bir çok oyuncusu sakatlanıyor. Ancak sakatların yerine oyuna giren oyuncular da en az o sakat oyuncular kadar kaliteli ve yetenekli. Bizde de 5-6 kişinin sakat olması problem olmamalıydı ama dediğim gibi her şey imkanlarla orantılı. Fakat şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, geçen sene ligde kalma mücadelesi veren bir takım için şu anda ligi bitirdiğimiz yer oldukça iyi.

Türkiye Kupası’nda da erken bir şekilde elendik.

Aslında erken diyemeyiz. Geçen sene de biz aşağı yukarı bu durumda elenmiştik kupadan. Bu da geniş bir kadro yapısı ve imkanlarınızla ilgili bir durum. Bizim kupa maçı oynayacağımız dönemde çok büyük eksikliklerimiz vardı. Sakat oyuncularımız fazlaydı. Özellikle Antalyaspor maçında forvetimiz bile yoktu. Bütün bunlar bir araya gelince kupada maalesef tutunamadık.

Baktığında  geçen sezondan bu yana kulübümüzde ne gibi değişiklikler gözüne çarptı?

Tabii ki değişiklikler oldu. Bu sezon bulunduğumuz yere bakarak bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Geçen sene neredeydik, bu sene neredeyiz bakınca kolaylıkla anlaşılıyor zaten. Burada bir hedef var ve insanlar bu hedefe ulaşma yolunda ilerliyorlar. Bu hedefe giderken de elbette bazı değişiklikler olacak. Örnek olarak geçen seneye göre alınan neticeler bu sene çok daha iyi. Fakat zaman zaman bu sene aldığımız sonuçlardan da memnun olunmadı. Bu da aslında güzel bir şey. Daha fazlasını istiyorsunuz çünkü. Daha ileri gitmek istiyorsunuz. Bir galibiyetle bütün sezonu geçiremezsiniz. Galibiyetlere sezon boyunca devam ederseniz, camia olarak ancak o zaman kendinizi geliştirebilirsiniz.

Tesislerimizde de büyük bir değişim oldu bu sene. Sürekli olarak dışarıda çalışmak zorunda kaldınız.

Ben hiçbir zaman hayatımda mazeretler öne sürmedim. Bu eksik, şu eksik gibi bir ifade kullanmak istemiyorum yani. Fakat düşünecek olursak, özellikle kış aylarında idman yapmak için başka bir sahaya otobüsle hareket ediyorsunuz. Yaptığınız idmandan sonra terli terli geri dönüyorsunuz. Bunun dışında yağmur ya da kar gibi dış etkenler de var. Tekrar otobüsle geriye dönmek için belirli bir süre yolculuk yapmak zor oluyor. Bu durum sizin ligdeki sıralamanızı bile etkileyebilir. Önemsizmiş gibi gelse de bu çok önemli bir konu aslında. Orada aynı otobüsün içinde bir sürü insan var. Soğuk bir havada terli bir şekilde 15-20 dakikalık bir yolculuk yaparak tesislere geri dönüyorsunuz. Bu zaman zarfı içerisinden birkaç oyuncu rahatsızlanabilir. Sonuçta hastalık durumunda da futbolcu yok demektir. Nitekim bunları da yaşadık.

“Geniş imkanlara sahip kulüplerden gelen oyuncular burada zorluk çekti”

Çok küçük detaylar gibi gözükebilir. Ancak çok önemli bir konu bu. Aramızda imkanları geniş olan kulüplerden gelmiş oyuncular da vardı. Neredeyse hataların sıfır olduğu, organizasyonların çok iyi şekilde yapıldığı bir kulüpten buraya gelen oyunculara baktığımız zaman, burada yaşadıkları ufak problemler birikerek onlarda büyük bir sorun teşkil edebilir. Onlara tek kelime etmeye hakkım yok. Kendi adıma konuşacak olursam, ben öyle bir yerden gelmedim. Fakat bu kişileri tanıyorum ve görüyorum. Yaşadıkları sıkıntıları görebiliyorum. Şu anda tesislerimizin yapımı tamamlandı ve son iki haftayı antrenman sahalarımızda çalışarak geçirdik. Bu durumun önümüzdeki sezonda bize çok büyük yarar sağlayacağını düşünüyorum. Tesislerimizde çalışarak daha iyi bir şekilde hazırlanacağız ve ekstradan çalışma yapma imkanına sahip olacağız.

Bu sene aldığımız sonuçlara bakarsak, çok şanssız puanlar verdiğimiz de, son dakikalarda kazandığımız maçlar da oldu.

Az önce söylediğim gibi, ben asla mazeret üretmek istemiyorum. Biz her maça aynı şekilde hazırlanırsak o zaman hiçbir problem kalmaz. Bazı maçlar vardır, çok güçlü takımlara karşı oynarsınız. Çok önemli olarak görürsünüz. Oyuncular o takımlara karşı hazırlandıkları gibi diğer takımlara da hazırlanmalı. İyi hazırlanırsanız iyi sonuçlar elde edersiniz. Rahat geçebileceğini düşündüğünüz bir maça da yeteri kadar hazırlanmazsanız, doğal olarak o maç sürprizlere açık olacaktır. Bu tür maçlar hiçbir zaman düşündüğünüz gibi kolay geçmez. Ligin zirvesine oynayan takımlara karşı çok iyi sonuçlar aldık. Böyle düşündüğünüz zaman ligdeki diğer takımları da yenebileceğinizi düşünüyorsunuz. Bu normal. Ancak aynı şekilde ve aynı ciddiyette hazırlanarak mümkün. Her takıma karşı aynı ciddiyette hazırlanırsak bizim kazanamayacağımız maç yok.

“Fenerbahçe’ye de, Diyarabakır’a da aynı şekilde hazırlanıyorum”

Kendi performansın hakkında neler söylemek istersin. Çok iyi maçlar çıkardın, ancak şanssız olduğun maçlar da oldu. Özellikle Türkiye Kupası maçında Alex’e çalım atmak istemen yüzünden bir pozisyon golle sonuçlanmıştı.

Ligde oynadığımız Fenerbahçe maçında da birebir aynı pozisyonu yaşadım. Fakat bu sefer karşımda Alex değil, Guiza vardı. Herkes bana kupa maçında neden topa vurmadığımı soruyor. Bu maçta da aynı pozisyonu yaşadık ve topa vurdum. Sonucunda ne oldu? İlk maçta topa vursaydım büyük bir ihtimalle Alex topa hamle yapabilirdi ve daha rahat bir gol atabilirdi. Lig maçında bu sefer topa vurdum ve Guiza’ya çarpan top ağlara gitti. Fakat hakem pozisyonu çok iyi takip etti ve eliyle müdahale ettiğini gördü. Golü de vermedi ama kafayla da vurabilirdi. Ya da o pozisyonu elle müdahale olarak değerlendirmeyen bir hakem de olabilirdi. Peki öyle bir durumda ne diyeceklerdi merak ediyorum. Herkesin şunu bilmesini istiyorum. İster Fenerbahçe olsun, ister Diyarbakırspor… Ben bütün maçlara aynı şekilde konsantre oluyorum ve hepsine aynı derecede çalışıyorum. Karşımdaki oyuncuların özelliklerine, ne şekilde oynadıklarına, hangi topa nasıl vurabileceklerine maç günü değil, maçtan önceki hafta hazırlanmaya başlıyorum. Bu hazırlığı maç günü gelmeden tamamlıyorum. Guiza’nın pozisyonu da bu anlamda benim açımdan güzel bir örnek teşkil etti.

Ligde 34 maçın 33’ünde yer aldın. Performansın hakkında neler söylemek istersin?

İlk geldiğim seneye nazaran ligi çok daha iyi tanıdım. Bunun dışında kendi ritmimi yakaladım. O ritimde çalışmalarımı sürdürdüm. Aslında performansım hakkında konuşmak bana düşmez. Bu konuda en iyi yorumu bizleri dışarıdan izleyen insanlar yapabilir. Ben sadece ne yaptığımı söyleyebilirim. Bu sezon artık tanıdığım bir ligde mücadele etmeye başladım. En önemli etkenlerden biri bu.

Senin arkanda bekleyen oyuncular açısından bakarsak sürekli oynamanın bir dezavantajı var mı peki?

Hayatta bir tek kişinin eksiği yoktur. O da Tanrı’dır. Herkes kendi dezavantajını ya da eksiğini düşünüp ona göre hazırlanmalı ve her zaman kendisini hazır tutmalı. Bunun için de sadece kendi gözlemlerinizle değil, antrenörlerinizle görüşüp eksik yönlerinizi öğrenmeniz ve buna göre çalışmanız gerekiyor. Yedek oyuncular oynamamanın verdiği dezavantajı ya da stresi zaman zaman yaşıyor olabilirler. Bunu avantaja çevirebilmek için de sadece çalışmak gerekiyor.

“Gelecek oyuncular hedefimizi belirler”

Sence seneye nasıl bir Eskişehirspor bizleri bekliyor? Hedeflerimiz neler olacak?

Önümüzdeki sezon için bir şeyler söylemek gerçekten zor. Ben günü yaşayan bir insanım. Bugün ne yaşıyorsam, ertesi gün onun meyvelerini toplamaya çalışıyorum. Gelecek sezon hangi oyuncular gelecek? Bunları görmemiz lazım. Bu oyuncuların gelme amaçları, Eskişehirspor’da yapmak istedikleri neler? Bunların hepsini değerlendirmemiz gerekir. Bununla ilgili zamana ihtiyacımız var. Diğer bir yandan bakacak olursak, bir hedef belirlediğimiz zaman, eğer o hedefe ulaşamazsak insanlar bunu başarısızlık olarak görüyorlar. Örneğin bu sene Avrupa kupalarına katılma hakkı diyerek yola çıktık. Şimdi 7. bitirdik. Herkes Avrupa kupalarına gitmemizi bekliyordu. Madalyonun öteki tarafından bakmak gerekirse, geçen sezon düşmemeye oynuyorduk. Sıralamada altımızda yer alan takımlara bakın. Kayserispor, Antalyaspor, Ankaragücü… bütçe olarak bizden çok çok daha ileridelerdi. Şimdi bu başarısızlık mı sizce? Bence değil. Hedefimize ulaşmayı hepimiz istedik. Bir arzuydu, bir istekti. Ancak şu anda bulunduğumuz yer itibariyle kesinlikle başarısız değiliz.

Batuhan önümüzdeki sezondan itibaren Eskişehirspor’a geri döndü. Bu konu hakkında neler söylemek istersin?

Batuhan’da çok iyi bir oyuncu potansiyeli var. Bunu kimse inkar edemez. Geçen sene yaptığı bazı hatalar var. Eğer o hatalardan ders çıkarıp burada kendini çok iyi bir şekilde hazırlarsa Batuhan’ın Eskişehirspor’a çok büyük faydaları olacağını düşünüyorum.

Sana dönecek olursak, geçtiğimiz günlerde kulübümüzle olan sözleşmeni 3 yıllığına uzattın.

Benim için önemli olan huzurlu bir ortamın bulunması. Eğer kaldığım yerde huzurluysam ve mutluysam neden yerimi değiştireyim ki? Bu bir nevi şuna benziyor. Çok sevdiğiniz, beraber olmaktan mutluluk duyduğunuz bir eşiniz var. Eğer eşiniz iyiyse neden eşinizi değiştirmeyi düşünürsünüz ki? (Gülüyor)

Eskişehir’de iki seneyi geride bıraktınız. Şehirde hayat nasıl geçiyor?

Ljubiana (Ivesa’nın eşi): Eskişehir’de bir çok arkadaşımız oldu. Komşularımız çok iyi. Aradığımız her şeyi burada buluyoruz. Temizlikçisinden doktoruna kadar herkes işini profesyonelce yapıyor. Şehir çok sakin. Herhangi bir problem yaşamıyoruz. Boynumdan tedavi görüyorum şu sıralar. Tedavimden sonra çocuklarla beraber çarşıya gidiyoruz. Oturuyoruz, kahve içiyoruz. Türk kahvesini çok seviyoruz. Boş zamanlarımızda Şelalepark’a, Sazova’daki Bilim ve Kültür Parkı’na gidiyoruz.

Hırvatistan’ı özlemediniz mi?

Çok özledim. Tatilde gideceğiz. Ama eminim 3 hafta sonra Türkiye’yi, Eskişehir’i özlemeye başlayacağım. Hep böyle oluyor çünkü.

Türkiye’de tatil düşünmüyor musunuz?

Ağustos’ta belki Hatay’a gidebiliriz. Orada arkadaşlarımız var ve kilise bulunuyor. Böyle bir ziyaret gerçekleştirebiliriz.

Ivesa’nın gelecek adına planları neler?

İlk olarak ben uzun bir süre daha futbol oynamayı düşünüyorum. Son beş senede, evlendiğimden beri kariyerimin en yüksek noktasına ulaştığımı söyleyebilirim. Benim buralara gelmemde en büyük etkenlerden biri ailemdi. Onlar çoğu şeye göğüs geriyor. Ayrı kalıyoruz. Ben çalışıyorum. Her zaman benim arkamdalar ve hiçbir problem yaşamıyorum. Doğal olarak kariyerimi bitirdikten sonra aileme zaman ayıracağım. Sıra benim onlarla ilgilenmeme gelecek. Bana destek olmalarının karşılığını vereceğim ve bol bol onlarla vakit geçireceğim.




Kategorideki diğer haberler
- Es-Es doğru tercih!
-
Daha iyisini istemek bu taraftarın hakkı
-
“Burası Eskişehir”
-
Her maçta adeta savaşıyoruz!
-
Eskişehir’de huzurluyum!
-
İnanılmaz bir silaha sahibiz: “Taraftar”
-
Bu taraftarı unutamam
-
Hedefim “Milli Takım”
-
Hedefim A Milli Takım’a yüklselmek!
-
Eskişehir benim evim!
-
Sahada olayım yeter!
-
Galatasaray’a gol atınca…
-
Bu formayı giymek büyük onur!
-
Serdar’dan mesaj var: Özledim!
-
Burada kariyerimin zirvesindeyim!
-
Bir oyunun kaderini değiştirmek
-
Yeni bir başlangıç için buradayım!
-
Hedefli bir kulübe geldiğimi biliyorum!
-
Bir öğrenciyi de sen deplasmana götür
-
Kendimi burada kanıtlamak istiyorum!
-
Ivesa ile 'Dev' bir yılın ardından…
-
Hayal mi, gerçek mi anlayamadım!
-
Formayı Bırakmam!
-
Neden buradan ‘gol kralı’ çıkmasın ki?
-
Oynamadan gitmem
-
Almanya’da bile taraftarımız konuşuluyor
-
"Burada yeniden doğuyorum"
-
Hak eden formayı alır
-
Es-Es yeni bir başlangıç olacak
-
Es-Es'e destek, esnaf için yatırımdır!
-
ES-ES Şehrimizin en önemli markasıdır!
-
Yıllarca unutulmayacak maçlar oynadık!
-
Basamakları tek tek çıkacağız!
-
Bu şehre layık olmaya çalıştık!
-
Takımda tam bir kolej havası var!
-
İlk hedef tamam!
-
Her futbolcu forma ister!
-
Bu taraftar önünde oynamak istiyorum!
-
A takımda oynamak en büyük hayalim!
-
Hakkımızın yenmesine katlanamıyorum!
-
Burada kendimi göstermek istiyorum!
-
Memurluktan yeşil sahalara!
-
Bu taraftar benim ilk aşkım!
-
Bu taraftara şapka çıkarılır!
-
Eskişehir’de bir yıl daha oynayabilirim!
-
Jübilemi burada yapmak istiyorum!
-
Mücadele eden kazanır!
-
Takımına sahip çık ve yalnız bırakma!
-
Buraya başarı için geldim!
-
Futbolun Doğa’sında sertlik var!
-
Kulüp ekonomik bağımsızlığını kazanmalı
-
Eskişehirspor markası iyi yönetilmelidir
-
Taraftar bu ligden fazlasını hakediyor!
-
Taraftarımız Türkiye’nin bir numarası!
-
Başarı inanmak ve çalışmakla gelir!
-
Anadolu futbolunun en büyük markası!
-
Yönetimin genç yüzleri
-
Bizi bir de önümüzdeki yıl görün!
-
Avrupa bu taraftarı görmeli!
-
Hiç kimseden korkmuyoruz!
-
Murat Önür’le Çok Özel!
-
Yöneticilik yürek ve gönül işidir
-
Bu kale bana dayımın emaneti!
-
Markalaşma Şart!
-
Yükselişi sağlam temellere oturtuyoruz!
-
Yıldırım Aşkı
-
Kaptanlık benim için de sürpriz oldu
-
İnanıyorduk ve başardık!
-
Kurumsallaşma Süreci Tamamlanacak
-
Çekindiğim golcü yok
-
Biz Eskişehirliyiz, işte farkımız
-
Söz verdik, başaracağız!
-
Başarının yolu altyapıdan geçer
-
Aydın Begiter ile çok özel

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri