09.09.2010 Perşembe

Kırmızı Şimşeklerin DoğuşuKırmızı Şimşeklerin Doğuşu

Taraftarından amigosuna, yıldız futbolcularından başarılı yöneticilerine kadar binlerce insanın hayat verdiği, önemli başarılara imza atan Eskişehirspor, 1965 yılında çıktı sahaya…

SAYI 4 / 26.11.2008

Eskişehirspor namıyla bir kent takımı kurulması için daha önce de birkaç kez harekete geçilmiş ama bu girişim federasyon tarafından türlü bahanelerle reddedilmişti. 60’lı yıllara gelindiğinde futbol potansiyeli iyiden iyiye su yüzüne çıkan kentteki köklü takımlardan Gençlik Kulübü ve günümüzün Anadolu Üniversitesi’nin özünü teşkil eden Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin (EİTİA) futbol takımı 1964 yılında birleşerek Akademi Gençlik adını aldılar. Birleşmeden hemen önce Akademi futbol takımı, Konya’da yapılan üniversitelerarası şampiyonada birinci olarak rüştünü ispat etmişti…

Sarı-lacivert renklere sahip Gençlik Kulübü’nün yönetici ve futbolcuları ise tamamen esnaflardan oluşmaktaydı. Kulüp, Hamamyolu Caddesi üzerinde bugün Yasin Eczanesi’nin bulunduğu tarihi binanın ikinci katındaydı. Türkgücü Kulübü, Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü ve birkaç spor kulübüne daha hizmet verdiğini düşününce bu binanın Eskişehir’in spor hayatı için ne denli önemli olduğu anlaşılır…

“….”

Akademi Gençlik adıyla oluşturulan yeni takımın başkanı doğal olarak EİTİA’nın Başkanı Prof. Dr. Orhan Oğuz oluyordu. Futbolla yakın bir ilgisi olmasa da öğrencilerinin ve canı gibi sevdiği Eskişehir’in sosyal yönden gelişimini desteklemek için hiçbir fedakarlıktan kaçmıyordu Oğuz… Yanına aldığı, sonradan ikisi de Anadolu Üniversitesi’nin Rektörü olacak asistanları Yılmaz Büyükerşen ve Akar Öcal’la, kendisine röportaja gelen her spor muhabirine aynı beyanatı veriyordu Akademi Reisi: “Biz bu okulu salt bilim üretmek için kurmadık. Eskişehir’i sanat ve sporla geliştirmek gayelerimiz arasında birinci sırada gelmektedir…” Gerçekten de öyle olmuştu… Bundan tam 45 yıl önce İşçi Barındırma Yurdu’nda sadece “bir sandalye ve onun üstüne konmuş bir telefonla”, Gece Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu adıyla öğretime başlayan bugünün Anadolu Üniversitesi, tiyatrosuyla, çağdaş kampusüyle, kent ekonomisine sağladığı katkıyla, Konservatuarı, Açıköğretim Fakültesi ve Sivil Havacılık gibi öncü oluşumlarıyla kentin gelişiminde önemli bir yere sahiptir.

Akademi Gençlik yeni kadrosuyla Eskişehir Amatör 1.Lig’de Demirspor’a kafa tutacak güce erişmişti. 1964-65 sezonunda şampiyonu belirleyecek son maçta bu iki takım karşı karşıyaydı. Demirspor’u destekleyen fabrika işçileriyle Akademi Gençlik’i destekleyen kızlı erkekli üniversite öğrencileri Atatürk Stadı’nı tamamen doldurmuştu. Maçı 3-1 Demirspor kazandı ve kupayı müzesine götürdü. Bu maçın en ilginç yanı ise, bir yıl sonra Eskişehirspor formasıyla  müthiş bir ikili oluşturacak Fethi ve Nihat’ın rakip takımlarda yer almasıydı. Demirspor futbolcusu Nihat 3-1’lik maçta bir de gol atmıştı Fethi’nin takımı Akademi Gençlik’e!... Eskişehir şampiyonluğunu kılpayı kaçıran Akademi Gençlik, 1965 yılında bu kez İzmir’de düzenlenen üniversitelerarası spor şenliğinde sırasıyla Ege Üniversitesi’ni 6-0, Şişli Özel Akademisi’ni 14-2 ve Kara Harp Okulu’nu 2-0 yenerek yine şampiyon olmayı başarıyordu. Maçları izleyen, dönemin  Futbol Federasyonu İzmir Temsilcisi Dr. Burhanettin Türker’in Şükrü Kuntasal ve Akademi Gençlik Spor Kulübü Genel Sekreteri Nafiz Yazıcıoğlu’na gelip, “Elinizde böyle bir takım var. Bu takımla bırakın 2.Lig’i, 1,Lig’de bile başarı sağlarsınız. Bence hemen 2.Lig için başvurunuzu yapın…” şeklindeki sözleri Eskişehirspor’un kurulması yolunda bir teşvik daha olmuştu.     

“….”

Kendilerini feshedip Eskişehirspor’u oluşturacak takımların belirlenmesi için 17 Mayıs 1965 tarihinde saat 20.00’de Eskişehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan ve bütün amatör kulüplerin katıldığı açıkoturumda beklenen hava yakalanamaz. Eskişehir Demirspor yöneticileri, tarihi altın sayfalarla dolu kulüplerini böyle bir maceraya feda edemeyeceklerini beyan ederler. Bazı kulüpler de yeni oluşum için renklerinden vazgeçip idarecilerinin dışarıda kalmasını göze alamaz… Üç kulüp ise yeni girişime inancın savunusunu yapmaktadır…

“….”

Muzaffer Çil’den Burhanettin Beadini’ye kadar pek çok futbolcuyu Eskişehirspor’a kazandıran Ramiz Arda’nın başkanlığında 13 Haziran 1951 tarihinde kurulan İstanbulspor’da Eses’i oluşturan takımların arasındadır. Önce Ömerağa Mahallesi’nde Erlikspor ismiyle kurulan turuncu-siyah  renklere sahip İstanbulspor’a federasyondan bir uyarı yazısı gönderilir ve İstanbulspor namıyla mevcut başka bir kulüp olduğu için takımın isminin değiştirilmesi istenir. Bunun üzerine 2 Temmuz 1953’de adını Eskişehir İdman Yurdu’na çeviren kulüp, 1965’de de büyük bir özveriyle, kurulacak Eskişehirspor için kendi feshine karar verir. Sonuçta, Akademi Gençlik, Eskişehir İdman Yurdu ve Yıldıztepe kulüpleri, tarih yazmak ülküsüyle tarihe karışmayı göze alırlar ve bu üç kulübün birleşmesiyle Eskişehirspor 19 Haziran 1965’te resmen kurulur…

“….”

Dönemin Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak da o günlerde Eskişehir’e geliyor ve yetkililerden bilgi alıyordu. 1965 Haziran’ında kente gelen Apak’ın, “Artık bu iş, üç nalla bir mıha kaldı!” demesi mutlu sona yaklaşıldığının ifadesiydi. 27 Haziran’da toplanan Türkiye Futbol Federasyonu, II. Türkiye Ligi’ni 22 takım olarak belirliyor ve takımların Türk Bayrağı’ndan ilhamla oluşturulan “kırmızı” ve “beyaz” iki grupta mücadele etmesi kararını veriyordu…

Sonuçta, Eskişehirspor Ana Tüzüğü, 3512 sayılı Kanun Hükmü’ne aykırı olmadığı görülerek 20 Temmuz 1965’de tasdik edildi ve “Böylece 1965 yılı ilkbaharında Porsuk Suyu kenarında gelincik gibi bir çiçek açıverdi…”




Kategorideki diğer haberler
- Eses'in 1. Lig’e yükseliş öyküsü
-
Kırmızı Şimşeklerin Doğuşu
-
Eses’ten Önce Eskişehir’de Futbol
-
Efsane yaratan devrimci: Gegiç
-
Sen şampiyon olmasan da!..

Eskişehirspor Dergisi © 2010
Powered by
PORTRE İletişim Sanatları NetSmartBOX Web Çözümleri