Gerçekten günümüz modern yaşamında teknolojinin getirdiği imkanlar (araba, asansör vs.) ve egzersiz yapmak için yeterli zaman ve mekanının bulunamayışı; insanı doğasından uzaklaştırmış ve bunun sonucu birçok kronik hastalık baş göstermeye başlamıştır. İnsanoğlu için egzersiz, bir yaşam alışkanlığı şeklinde bulunması gereken bir olgudur. Bu şekilde aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmenin yanında, hastalıklardan korunmak da mümkün olmaktadır. Özellikle genç yaşlarda spor yapmak çok önemlidir. “Ağaç yaşken eğilir” cümlesinde ifadesini bulan kavram fizyolojik açıdan doğrudur. Özellikle 16-21 yaşları arasında yapılan sporla potansiyelimizin en üst noktasına erişmek mümkün olabilmektedir. Bu sayede kalan yaşantımızın sağlıklı geçmesi için bir potansiyel sağlamak mümkün olacaktır. Unutulmaması gereken önemli bir husus, spordan maksimum verimi elde edebilmek için düzenli olarak spor yapmamız gerektiğidir. Düzenli spor yaparak sadece fiziksel değil, ruhsal olarak da bir çok kazanım elde edebiliriz. Amerika Birleşik Devletleri'nde 14.221 lise öğrencisi üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre spor yapan gençlerin, spor yapmayanlara oranla daha iyi beslendikleri, şiddete daha az başvurdukları ve insani ilişkilerinin daha iyi olduğu tespit edilmiştir.
Egzersiz yaparken...
Her işimizde olduğu gibi egzersizin de kurallarına uygun ve doğru bir şekilde yapılması gerekir. Öncelikle herkesin egzersiz gereksiniminin bir diğerinden farklı olduğunun kavranması gereklidir. Her birey farklıdır ve her birey için farklı öncelikler söz konusu olabilir. Bireyin yaşı, kondisyon düzeyi, sağlık durumu gibi çok çeşitli değişkenler egzersiz programının içeriğini etkilemektedir. Özellikle belli bir yaş üzerinde egzersiz yaparken veya egzersize yeni başlayanların dikkatli olması gereklidir. Ailesinde kalp hastalığı hikayesi bulunan, sigara içen, kolesterol, tansiyon, şeker problemi olan, fazla kilo veya stresli bir yaşam tarzı bulunan bireyler bu sayılanlardan biri veya bir kaçına sahipse muhakkak bir spor hekimi kontrolünden geçtikten sonra spora başlamalarında fayda bulunmaktadır. Günümüzde en sık gözlenen hastalıklar olan kalp-damar rahatsızlıkları (tüm ölüm nedenlerin %50’si) çok erken yaşlarda başlamakla beraber, özellikle erkekler için 35, kadınlar için 40 yaşından sonra önemli bir risk oluşturmaktadır. Özellikle egzersiz esnasında nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikayetleri olanların muhakkak bir check-up’tan geçmesi gereklidir.
Hangi egzersiz, ne sıklıkta, hangi yoğunlukta ve ne kadar?
Egzersizin bahsettiğimiz hastalıklardan korunma, kondisyonun gelişimi ve kilo verilmesi gibi faydalarından yararlanılabilmesi için bilinçli yapılması gereklidir. Büyük kas gruplarının kullanıldığı yürüyüş, bisiklet, jogging, koşu, yüzme, tenis gibi sportif aktiviteler sağlık için daha faydalı bulunmaktadır. İspatlamış herhangi bir sağlık problemi bulunmayan bireyler bu sporları ideal olarak her gün, bu yapılamıyorsa da haftada en az 3-4 gün yapmalıdırlar. Bu konudaki en iyi davranış egzersizin yemek yemek, dişleri fırçalamak gibi bir yaşam alışkanlığı halini almasıdır. Egzersizin süresi en az yarım saat, ideal olarak 45 dakika olmalı ve efor süresince egzersiz herhangi bir kesintiye uğramamalıdır. Örneğin tempolu yürüyüşlerde 20 dakika kadar egzersize devam ettikten sonra bir 10 dakika soluklanma veya vitrin bakma gibi verilen aralar egzersizin etkinliğini sıfıra indirmektedir. Çünkü vücudumuz egzersize başladıktan ortalama 20 dakika sonra enerji kaynağı olarak yağlar yanmaya başlar ve eğer egzersiz 30-45 dakika kesintisiz sürerse, egzersizden sonra bile 1 ila 4 saat yağlar yanmaya devam eder. Egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gereken en kritik nokta, yapılan eforun şiddeti, yani yoğunluğudur. İdeal olarak spor hekiminizin size yaptığı efor testi sonucu egzersiz nabzı belirlenebilmektedir. Her birey için bu egzersiz nabzı değişmektedir ve bu limitler aşılmamalıdır. Bir hekim tavsiyesi alma imkanı yok ise eforunuzun yoğunluğu; siz egzersiz yaparken ıslık çalmanızın veya yanınızdaki ile konuşmanızın mümkün olacağı bir egzersiz şiddetinde olmalıdır. Tabii egzersiz yoğunluğu çok hafif de olmamalı, egzersiz esnasında tatlı şekilde bir ter atmanız gerekmektedir.
Sağlık için en ucuz ve etkili önlem hasta olmamaktır. Koruyucu hekimlik hizmetleri ülkemizde en çok ihmal edilen alanlardan bir tanesidir. Bugün ülke bütçelerinin önemli bir bölümünü sağlık harcamaları oluşturmaktadır. ABD’de 1993 yılında yapılan bir araştırmaya göre sadece kalp-damar rahatsızlıkları nedeniyle bir yılda 117 milyar $ (Türkiye’nin tüm dış borcu kadar) para harcanmıştır. Görüldüğü üzere sağlığın kaybedilmesi insani boyutunun yanında ekonomik olarak da birey ve ülkeleri etkilemektedir. Günümüzde gelişmiş ülkelerde hareketliliği tekrar kazanmak bir devlet politikası haline gelmiştir.
Daha önce bahsedildiği üzere kalp hastalığı risk faktörlerin başında sporsuz yaşam tarzı gelmektedir. Dolayısıyla kalp hastalıkları başta olmak üzere hastalıklardan korunmak için düzenli egzersiz yapmalıyız.
Kaliteli ve üretken bir yaşam sürmek ve hastalıklardan korunmak için spora ideal olarak çocukluk yıllarında başlamak gereklidir. Ancak spora başlamak için hiçbir zaman geç kalmış sayılmayız. 70 yaşında, eklem sertliği ve kemik erimesi olan, hiç egzersiz yapmamış ev hanımlarına bile ilaç tedavisinin yanında tedavi olarak egzersiz yapılması önerilmektedir.
Özel BSK Eskişehir Anadolu Hastanesi
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Salih Metin AYCI